<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>USTALAR</title>
	<atom:link href="http://ustalar.com/Index.php?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ustalar.com</link>
	<description>Size yeter ..</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Aug 2010 23:25:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Dekorasyonda halının önemi, halı seçimi ve halıda renk</title>
		<link>http://ustalar.com/?p=315</link>
		<comments>http://ustalar.com/?p=315#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 23:25:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NALBURİYE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ustalar.com/?p=315</guid>
		<description><![CDATA[Temel doğruları bildiğiniz takdirde halıyla mekanı dekore etme kolaylaşır. Halınızın zarif bir arka plan öğesi mi yoksa mekanın dikkat merkezi mi olmasını istersiniz? Bu aslında işe başlamanın ilk adımı olacaktır. Eğer tercihiniz zarif bir arka plandan yanaysa, o zaman doğal renk gruplarından yana bir tercih yapmanız yeterlidir. Toprak tonları, bej ve griler bu isteğinize uygun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Temel doğruları bildiğiniz takdirde halıyla mekanı dekore etme kolaylaşır. Halınızın zarif bir arka plan öğesi mi yoksa mekanın dikkat merkezi mi olmasını istersiniz? Bu aslında işe başlamanın ilk adımı olacaktır. Eğer tercihiniz zarif bir arka plandan yanaysa, o zaman doğal renk gruplarından yana bir tercih yapmanız yeterlidir. Toprak tonları, bej ve griler bu isteğinize uygun seçimler olacaktır.</p>
<p>      Eğer halınızın dikkat çekmesini ya da mekanda baskın ve belli bir etki yaratmasını istiyorsanız, o zaman da nefti yeşil ya da hoş bir bordo gibi göze çarpan renkler işinize yarayacaktır. Mobilyalarınız ister eski ister yeni olsunlar, renk seçiminizde önemli rol oynar. Eğer mobilyalarınız koyu renkteyse, örneğin siyah deri, kahve süet, koyu meşe ya da kiraz ağacındansa, mobilyanızın kendini çok daha güzel göstermesi adına daha açık renkleri tercih etmeniz yerinde olacaktır.</p>
<p>      Eğer koyu renkte bir halıyı koyu bir mobilya takımıyla kullanırsanız, bu pek doğru olmaz. Çünkü herhangi bir görsel tezatlık sergilemeyecektir. Söz konusu kontrastı oluşturmak için açık renkli mobilya takımları koyu renkteki bir halıyla daha uyumludur. Aynı şekilde halının rengi de ortadan koyuya değişen tonlarda seçilmelidir.</p>
<p>      Yaşam stiliniz de seçimizdeki diğer önemli bir unsurdur. Örneğin çocuklarınız ya da evde beslediğiniz hayvanlarınızın olması tüm bu dekorasyon kararlarınızı yakından etkileyecektir. Çocuklu ve evcil hayvan besliyorsanız muhtemelen açık renkli halılardan uzak durmayı tercih edeceksinizdir. Bu yaşam koşullarıyla, halınızın temizliği kesinlikle zorlaşacaktır. Buna rağmen hala açık renkli halı kullanmakta ısrar ediyor ya da kullanmak zorundaysanız, o zaman daha karmaşık desenli bir halı ya da berber bukleli halıları tercih etmeniz yerinde olacaktır.</p>
<p>      Bazı durumlarda, halı renginizi ev ya da odada bulunan bir başka dekoratif nokta ya da cisme dayanarak da seçmek isteyebilirsiniz. Bu dekoratif obje pencere süsü, mobilya üzerinde yer alan kumaş ya da bir yatak örtüsü olabilir. Buna rağmen bir şeyi akıldan çıkarmayın; eğer halınızın rengini evdeki demirbaş olmayan, bir diğer deyişle süreklilik taşımayan başka bir objeye dayandırırsanız, ileride mekan genelinde uyum ve düzenleme yapmakta zorlanabileceğiniz bir halı rengine bağlı kalarak idare etmek zorunda kalabilirsiniz. Halı bir tür yatırım aracıdır. Halı yatak örtüsü ya da diğer elden çıkarılabilir objeler kadar kolay ve hızla değiştirilebilecek ya da ikame edilebilecek bir öğe değildir.</p>
<p>      Halılar aynı zamanda mekana belli ölçüde sıcaklık katarken aşırı sıcak ve soğuklara karşı izolatör görevi yapar.</p>
<p>      Ayrıca halı genelde dekorasyonun temelini oluşturduğundan ve mekanda oldukça geniş alanları kapladığından, genel renk ve kumaş düzenlemesinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Halı bir mekanda sadelik, rahatlık, yumuşaklık ve yaşanabilirlik sağlayabilir ve o ortamı kişiselleştirmenin en kolay yollarından biri olabilir. Tercihe göre doğal bir renk seçimi ile arka plan yaratılabileceği gibi canlı bir odak noktası da yaratılabilir. Böylelikle, yaşam tarzınız ve evinize en uygun halıyı bulmak için nasıl yaşadığınızı ve evin genelinde nasıl bir his yaratmak istediğinizi etraflıca bir düşünün.</p>
<p>Halı alırken nelere dikkat edilmeli?<br />
<img src="http://www.cur-cuna.com/tr/evdekorasyon/image/evde0014a.jpg" border="0" alt="Halı Alırken Dikkat Edilecekler" hspace="10" vspace="5" align="right" />       Bir halı mekanın genel görünümünde oldukça büyük bir etkiye sahiptir. Bu noktada sizin için en doğru halıyı seçerken bazı noktaları göz önünde bulundurmanız yararlı olacaktır. Halı satın alırken bu önemli noktaları bir ölçüde değerlendirmeniz makul ve uzun vadede işinize yarayacak bir halı seçmenizi kolaylaştıracaktır.</p>
<p>      Halı satın alırken oldukça fazla seçeneğiniz bulunur. Aynı şekilde size sunulan oldukça fazla fiyat aralığı mevcuttur. Aslında tüm bu seçeneklerin varlığı ilk bakışta karar vermenizi zorlaştırabilir. Ancak bazı önemli noktalar istediğiniz mekanda muhteşem bir görüntü oluşturmanıza yardımcı olacaktır. Öncelikle var olan halı stillerini ve bunları hangi oda ya da odalarda kullanacağınız konusunu etraflıca değerlendirmeniz gerekecektir. Örneğin odanız geleneksel mi yoksa modern çizgilere mi sahip? Yoksa antikalarla dolu bir odanız mı var?</p>
<p>Klasik mi modern mi?<br />
      Eğer odanız güzel antikalarla doluysa, o zaman klasik bir el halısı kullanmanız uygun olacaktır. Halı seçimindeki önemli faktörlerden biri de halının yerleştirileceği alan ve etrafında bulunan renklerdir. Renk odadaki havayı doğrudan etkiler. Örneğin açık renkler mekanda olduğundan daha geniş bir hava yaratacaktır. Seçilen renkler koyulaştıkça oda daha küçük ama daha sıcak bir görünüm sergiler. Çoğunlukla halıların bakımlar diğer zemin kaplamalarına nazaran çok daha ekonomiktir.</p>
<p>Akustik özellikler<br />
      Halılar aynı zamanda bazı akustik değerlere de sahiptir, çünkü sesleri emer ve böylelikle ev veya ofisinizdeki ortamın kalitesini arttırır. Günümüzde artan taşıt ve ağır iş makinelerinden ötürü adeta gürültü kirliliği yaşadığımızı, buna ek olarak iç mekanlarda telefon, faks, bilgisayar ve klimalardan kaynaklanan sesleri de göz önünde bulundurursak, halının bu akustik özelliklerinin zemin kaplaması seçerken ne denli önemli rol oynadığını rahatlıkla anlayabiliriz.</p>
<p>Havın şekli<br />
      Bir halının değeri de havının yüksekliğine bağlı olarak, bukle ya da kesik havlı olarak gereken kurulum yöntemiyle saptanır. Halının kalitesi arttıkça odada sıcak ve samimi bir hava yaratan izolasyon özelliklerinin sağladığı enerji tasarrufu de artar. Kaygan olan diğer sert zemin ve linolyum kaplamalara karşın, halı hem kaymaz özellikler sunarken aynı zamanda amortisör özelliği gösterir.</p>
<p>      Kısa havlı halılar özellikle tekerlikli koltuklar için oldukça uygun bir yüzey hazırlar. Bunun yanında fiziksel rahatsızlarından ötürü koltuk değneği ya da baston kullananlar için de oldukça güvenli ve kaymayan düz bir zemin sunar. Halıda birçok insana çekici gelen onun genel görünüm, renk ve estetik özellikleridir. Seçim yapmakta zorlanacağınız çok büyük bir renk, desen, model ve şekil çeşitliliği bulunur.</p>
<p>Halının stili<br />
      Hangi stili seçeceğiniz büyük ölçüde odanın boyutları ve genel dekoruna göre değişecektir. Bu açıdan halıyı ister odanın en dikkat çeken öğesi veya odanın genel görünümü içinde uyum sergileyen ve fazla göze çarpmayan bir türde seçebilirsiniz. Bu tamamıyla size kalmış bir seçim olmakla birlikte unutulmaması gereken önemli bir nokta vardır; o da bir odanın genel görünümünü baskın, yanlış seçilmiş renkteki ve mekanın genel görünümüyle oldukça uyumsuz olan bir halıdan daha hızlı yok edebilecek bir şey olmadığıdır.</p>
<p>Dayanıklılık<br />
      Dayanıklılık halının görünümü için çok önemlidir. Eski görünmeye başlaması ve yenisiyle ikame edilmesinden önce ne kadar hoyratça ya da düzgün kullanıldığı önemlidir. Leke tutacak mı, kirlenmeye karşı dirençli mi ya da küflenmeyen yapıda mı? Renkleri soluyor mu? Veya halı yanmaz yapıda mı? Yeni bir halı satın alırken satış görevlisine halıya ilişkin tüm bu soruları mutlaka sorun.</p>
<p>      Düşünülmesi gereken diğer nokta ise seçtiğiniz halının ne kadar süre ilk günkü şeklini koruyacak olmasıdır. Birkaç yıl içerisinde renklerin solduğunu göz önünde bulundurursanız, özellikle duvardan duvara halınızın rengiyle yeni döşenecek halınızın renklerini birbirine uydurmanız bu açıdan da zor olacaktır.</p>
<p>Fiyat<br />
      Fiyat da önemli bir diğer konudur. Öncelikle halının size ne kadara mal olacağını öğrenin. Halı için altlık kullanmanız gerekecek mi? Ek yerlerine yönelik sorun yaşanacak mı? Halının döşeme ücreti ne olacak? Satın aldığınız halının bakımına ilişkin tüm bu ayrıntıları öğrenin. Ayrıca örneğin halınız zarar gördüğünde ve tamir edilmesi gerektiğinde tüm bu harcamaların maliyetinin ne olacağını sormaktan kaçınmayın.</p>
<p>Karşılaştırma<br />
      Bu nedenle eğer daha sonra aynı halıyla diğer odaları döşemek istiyorsanız, bu işlemi bir seferde birçok odaya yapmanız ilerleyen zamanda sorun yaşamamanız adına doğru bir karar olacaktır. Son olarak, halı alırken bu denli çok seçeneğin olduğu bir alanda tek bir marka ya da firmaya bağlı kalmayın. Birden fazla firmanın ürünlerini inceleyerek seçim yapmanız tüm ürünlerin avantaj ve dezavantajlarını rahatlıkla değerlendirmeniz açısından faydalı olacak ve size en uygun halıyı seçmeniz konusunda daha geniş bir bakış açısına sahip olmanızı sağlayacaktır.</p>
<p>Halının Kalitesi Nasıl Anlaşılır?<br />
      Kullanılacak zemine uygun kalitede halı almak çok önemlidir ve bunu seçerken halının performansını anlayabilmek adına ürün tanıtım broşüründeki bilgilerden yararlanmak işin püf noktasıdır. Bu broşürlerde verilen değerlere ve halının serileceği zeminin kullanım yoğunluğuna göre uygun halıya karar vermek mümkündür. Broşürlerde genellikle ürünün yoğun kullanıma dayanıklılığı 5 üzerinden değerlendirilir. Yoğun kullanıma dayanıklı yerlerde 5-4 arası değerlerdeki halılar, kullanımın daha az olduğu yerlerde ise 3-2 arası değerlerdeki halılar tercih edilmelidir. Halının yumuşaklık durumu, aşınmaya direnci, kırışma yoğunluğu ve keçesi gibi faktörler, halının kalitesini belirleyen kriterlerdir.</p>
<p><img src="http://www.cur-cuna.com/tr/evdekorasyon/image/evde0014b.jpg" border="0" alt="Halı Çeşitleri, Halının Dokusu" hspace="10" vspace="5" align="right" /> Halı Dokusu<br />
      Halının dokusu, kullanıldığı odanın karakterini belirler. Ciddi tarzda, kesik havlı kadife Saksony veya sıcak bir görünüş katan Berber bukle bir halının tercihi farklı atmosferlerin yaratılmasını sağlar. Seçilen halının rengi kuşkusuz sizin hayat tarzınızı ve kişiliğinizi ifade edecektir. Halının ömrünün uzun olmasını ve performansını etkileyen faktörleri bilmek halı kullanmak isteyenler için önemlidir.</p>
<p>Elyaf Çeşitleri<br />
      Polypropylen: Günümüz halı pazarındaki halılar içinde lekeye en dayanıklı halı elyafı olefindir. Bu elyafların rengi, lifin üretim aşamasında verilir, elyaf sonradan boyanmaz. Buna “solüsyon boyama” denir. Hem iç, hem dış mekanlarda bu elyaftan üretilen halılar tercih edilir, çünkü bu elyaf neme, küfe, lekeye ve statik elektriğe dayanıklıdır. Fakat bu elyaflar naylona göre daha çabuk yatar. Polypropylen Berber bukle halılarda kullanılır.</p>
<p>      Naylon: Bu elyaf, olefinden daha güçlüdür, ama lekelere olan dayanıklılığı daha azdır. Dayanıklılığı yüksek olduğu için naylon en popüler elyaftır.</p>
<p>      Polyester: Naylon ve polypropylende kullanılan hammaddeye benzer bir plastikten polyester üretilir. PET polyester, geri-dönüşüm kutularına atılmış plastikten üretilir. Polypropylen elyafındaki yatma problemine polyesterde de rastlanır. Polyester her zaman solüsyon boyama yöntemiyle boyanmaz ve olefin elyafı kadar da lekeye dayanıklı değildir. Polyester elyafının fiyatı naylondan daha ucuzdur.</p>
<p>      Yün: Bu elyaf diğerleri arasında en pahalı olanıdır ve bu yüzden sadece lüks halılarda ve parça halılarda kullanılır. Yün elyaf, yoğun halılarda kullanıldığı ve yumuşaklık hissi yarattığı için beğeni kazanmıştır. Yün elyaflı halı alırken, halının yoğun olduğundan emin olun.</p>
<p>      Pamuk: Pamuk elyafı yumuşaktır, ama yatmaya ve lekelere dayanıklı değildir. Pamuk elyaf nemi emdiği için zor temizlenir.</p>
<p>      Akrilik: Bu elyaf, yünün yumuşaklığını daha ucuza sağlar. Neme ve küfe dayanıklıdır. Aşınmadığı için banyo paspasları için uygun bir elyaftır.</p>
<p>Hav Ağırlığı<br />
      Hav ağırlığı, m2’ye düşen elyafın ağırlığı ile ölçülür. Elyafın sıklığı direkt olarak halının kalıcılığını ve performansını etkiler. Hav ağırlığı fazla olan halı daha dayanıklıdır ve daha pahalıdır. Hav ağırlığını üründe olduğundan fazla söyleyen satıcılara dikkat etmek gerekir.</p>
<p>Büküm<br />
      Halının bir metre uzunlukta birimindeki elyafların ipliklerin birbirine bükülebilme sayısı hesaplanır. Bu sayının çok oluşu halının da kaliteli olduğunu gösterir. Yüksek büküm sayısına sahip halılar düzleşmeye ve ezilmeye dayanıklıdırlar. İpliklerin sabitlenme işlemi ipliklerin birbirlerinden ayrılmamasını garantiye alır ve halıya dayanıklılık katar. Sıkı ve çok sayıda yapılan bükümler halının ezilme ve düzleşmeye karşı dayanıklılığını arttırır.</p>
<p>Yoğunluk<br />
      Halı elyaflarının ilmek sıklığı, halının yoğunluğunu belirler. Halıda ne kadar çok iplik kullanılırsa halının yoğunluğu ve yüz ağırlığı o kadar artar. Yoğunluğu fazla halılar aşınmaya ve düzleşmeye daha dayanıklıdır. Halının yoğunluğunun fazla olması, görünüşünün de daha iyi olmasını sağlar, ayrıca daha rahat yürünen bir zemin oluşturur.</p>
<p>Halı Altlığı<br />
      Halı altlığı, halının alt bölümünde vatka görevi görür. Halı altlığının kullanımı, halının yalıtım özelliklerini arttırır, halının yürümeden aşınmasını azaltır, güzel görünümünün korunmasını uzatır ve rahatlık sağlar. Halı altlığının farklı kalınlıkları vardır. Halı altlığı hem iş yerlerinde hem de evlerde kullanılır. Halı keçesi, üretan, Hint keneviri, sentetik elyaf ve kauçuktan yapılır.</p>
<p>Halıda Renk Seçimi<br />
<img src="http://www.cur-cuna.com/tr/evdekorasyon/image/evde0014c.jpg" border="0" alt="Halının Renginin Seçilmesi" hspace="10" vspace="5" align="right" />       Halıdaki renk tercihiniz oldukça kişisel bir seçimdir. Neredeyse her renk, desen ve ebatta mevcut olan, birbirinden farklı mekanlara değişik seçenekler sunan halı tasarımları arasından dilediğiniz atmosferi yakalamak için kendinize en uygun olanı seçmek mümkündür.</p>
<p>      Halı satın alırken özellikle önerilen; oda içinde bulunan mobilya ve perdelerin rengini de göz önünde bulundurarak bir seçim yapılmasıdır. Ayrıca odanın büyüklüğü, güneş alıp almaması gibi özelliklerde halı rengi seçiminde dikkat edilmesi gereken noktalar arasındadır.</p>
<p>      Güneş ışığı almayan odalarda sıcak tonlar kullanılarak sıcak bir atmosfer yaratılırken, yeşil ve mavi tonlar da yatıştırıcı bir etki yaratırlar. Açık renkler odayı daha geniş gösterirken, koyu tonlar samimi bir atmosfer sağlar. Yoğun trafiğe maruz kalan giriş bölgelerinde ise koyu tonlar seçilerek halının leke ve kirleri saklaması sağlanabilir.</p>
<p>      Renk seçimi, odalarda farklı etkiler yaratmak için yapılır. Bu etkiler ferahlık, sıcaklık ve soğukluktur. Ayrıca halıda seçilen renk, zemini ne kadar vurgulamak istediğinizle de alakalıdır. Evinizin zeminini dekorasyon içinde ön plana çıkarmak istemiyorsanız, halınızı nötr renkli ve desensiz seçebilirsiniz. Bu sayede evinizin mobilyalarını ön plana almış olursunuz. Eğer mobilyalarınızın yeterince göz alıcı olmadığını ve dikkati zemine çekmek gerektiğini düşünüyorsanız; halınız açık renkli ve desenli olmalıdır.</p>
<p>Sıcak ve Soğuk Renklerin Tercihi<br />
      Odalarda istenen ortamın sağlanmasında kuşkusuz renklerin etkisi büyüktür. Odayı daha sıcak yapmak için sarı, portakal rengi veya kırmızı gibi renkler seçilmelidir. Odayı daha soğuk yapmak için ise mavi veya yeşil gibi renkler tercih edilebilir. Odadaki mobilyalar da halının renginin seçiminde önemlidir. Ahşap tonları bazı renklerle asla uyum sağlamaz, ama uyum sağladığı renkler de vardır. Bundan dolayı halı almaya giderken halıların renklerini mutlaka mobilyanızın rengiyle mukayese edin.</p>
<p>Açık ve Koyu Tonların Tercihi<br />
      Açık renkler ferahlatıcı etki verirler. Bej, Krem gibi açık renklerin kullanımı odayı olduğundan çok daha büyük ve ferah gösterecektir.</p>
<p>      Koyu renklerin etkisi ise rahatlatıcı ve sıcaktır. Açık renklerin ışığı yansıtma özelliği odaları daha aydınlık yaparken koyu renklerin ışığı emme özelliği odaya daha karanlık bir görünüm verecektir. Büyük bir halı evde her zaman daha koyu görünür&#8230; Zemin büyük bir alandır. Büyük bir zemini kaplayan halı, rengi yoğunlaştırır. Bu nedenle aynı halının küçük örneği ile büyük hali arasında koyuluk farkı mutlaka olur.</p>
<p>Kaynak: halionline.net &#8211; asyahali.com &#8211; kelebekhali.com<a href="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/08/00_42_43_03.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-316" title="00_42_43_03" src="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/08/00_42_43_03-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ustalar.com/?feed=rss2&amp;p=315</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bilişim Şirketi Kurmak İsteyenlere 3 : Ustalardan Tavsiyeler</title>
		<link>http://ustalar.com/?p=308</link>
		<comments>http://ustalar.com/?p=308#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Aug 2010 23:04:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NALBURİYE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ustalar.com/?p=308</guid>
		<description><![CDATA[Uzun bir aradan sonra bilişim şirketi kurmak isteyenlere yazı dizisi devam ediyor. Serinin ilk iki makalesine şuradan ve şuradan ulaşabilirsiniz. Bu yazıda size, dün epeyce sohbet etme imkanı bulduğum Şamil Yıldırım’ın -ki kendisi çok uluslu şirketlerde üst düzey görevlerde bulunmuş ve şu anda Türkiye’nin önde gelen birkaç yazılım firmasının sahibi- aktardığı tavsiyeleri ileteceğim. Hem de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun bir aradan sonra bilişim şirketi kurmak isteyenlere yazı dizisi devam ediyor. Serinin ilk iki makalesine <a href="http://kaan.basesistem.com/?p=111" target="_blank">şuradan</a> ve <a href="http://kaan.basesistem.com/?p=135" target="_blank">şuradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Bu yazıda size, dün epeyce sohbet etme imkanı bulduğum Şamil Yıldırım’ın -ki kendisi çok uluslu şirketlerde üst düzey görevlerde bulunmuş ve şu anda Türkiye’nin önde gelen birkaç yazılım firmasının sahibi- aktardığı tavsiyeleri ileteceğim. Hem de unutmamak için burayada not düşeyim istedim. Şamil Bey, gerçekten ilk cümlesinden itibaren kendisine inanılmaz saygı duymaya başladığım ve rol model almayı istediğim bir insan. Ayrıca deneyimlerini paylaşmayı oldukça seviyor. Sanırım bu yazı kendisini sevindirecektir.</p>
<p>Tavsiyeleri maddeler halinde sıralayacağım. Yanlız belirteyim belli bir gidişat yok. Sorularınız olursa bana iletebilirsiniz.</p>
<p><strong>Ustalardan Tavsiyeler</strong></p>
<p><strong>I) Genel</strong></p>
<ul>
<li>Gerek iş hayatında gerekse normal yaşamda aklınızı kullanın. Çoğu insan (eğer dikkatli düşünürseniz siz bile) günlük hayatta monoton bir karar alma mekanizması işletiyor. Yani olaylara alışkanlıklarla yaklaşıyor. Oysa bunun yerine olaylara aklınızla yaklaşırsanız, farklı açılardan bakıp muhakeme yeteneğinizi kullanırsanız (örneğin, şöyle yapsak ne olur? böyle yapınca ne kadar zararım ne kadar karım olur gibi) her zaman başarılı olursunuz. Ayrıca iş hayatında yükselmenin birinci kuralı budur.</li>
<li>Eğer biryerlerde çalışıyorsanız, ilk önceliğiniz kesinlikle çalıştığınız yerin çıkarlarını gözetmek olmalı. Mesai zamanlarınızı sadece bu yere adayın. Profesyonel olmak bunu gerektirir. Projeleriniz varsa onlarla akşam eve gidince ya da hafta sonları da uğraşabilirsiniz. Kimse size bunun kolay olacağını söylemedi. Ama etik olanı budur.</li>
<li>Bir konuda uzmanlaşın. Birçok konuda az birşeyler bilmek yerine sadece bir tek konuda kendinizi uzmanlaştırın.</li>
<li>Düzenli olun, sizin ve kadronuzun her hareketi bir takvime bağlı olsun.</li>
<li>Önünüzde çok uzun zaman dilimlerini kapsayan planlarınız olsun.</li>
<li>İçinde bulunduğunuz adımı tamamlamadan bir diğerine atlamayın.</li>
<li>Kuracağınız şirket bir konuda uzman olsun. Devir uzmanlık devri. Eğer başka iş kollarına veya başka hedef kitlelerede hitap etmek istiyorsanız bunu başka şirketlerin çatısında yapın.</li>
<li>Şirketinizin kurumsal kimlik çalışmalarını olabildiğince sağlam gerçekleştirin.</li>
</ul>
<p><strong>II) Proje Yönetimi</strong></p>
<ul>
<li>Projelerinizi ürünleştirin.</li>
<li>Ürün geliştirmek için, ilk önce kafanızda bir proje belirleyin. Bunun için girmek istediğiniz sektörü araşırın, ihtiyaçları belirleyin.</li>
<li>Hedef sektörde <a href="http://daron.yondem.com/tr/PermaLink.aspx?guid=9b36c7fd-8b36-4e57-a8f1-2e6877a79c9b" target="_blank">swot analizleri</a> yapın. Güçlü olduğunuz konuları, rakiplerinizin durumlarını, ürünlerini, pazarın durumunu inceleyin.</li>
<li>Ürünün özelliklerini belirlemek için, çok iyi bir analiz süreci geçirmelisiniz. </li>
<li>Ürünün geliştirilmesi için hedef sektörden en az 3 farklı şirketle anlaşın. Bunlar pilot kullanıcılar olacaklar. Bu şirketlerle para ile çalışın. Eğer bedavaya yaparsanız size gerekli özeni göstermezler. (Şamil Bey, eğer imkanınız varsa en az 7 şirketle çalışılması gerektiğini söylüyor.) Birden fazla pilot yerle anlaşmanın nedeni, her yerin ihtiyaçlarının farklı olabilmesidir. Eğer tek bir yerle anlaşıp ürünü geliştirmeye başlarsanız, tamamlanmış ürünün hedef kitlenin diğer unsurarına uymadığını görüp çuvallayabilirsiniz ve bütün emekleriniz boşuna gider.</li>
<li>Bu şekilde ürünün geliştirilmesi belli bir noktaya geldiğinde, geliştirmeyi durdurup başka yerlerden (örneğin üniversitelerden, yurtdışındaki örneklerden vs) kaynaklar alarak ve pilot şirketlerin sayısını artırarak geliştirme sürecine devam etmelisiniz.</li>
<li>Bu arada proje geliştirme süreçlerine bağlı kalarak, ürününüzü olabildiğince profesyonelce hazırlamalısınız.</li>
<li>Bu yolu izlememizin nedeni, projeyi pazardaki diğer oyuncuların ürünlerinin önüne geçirmeyi istememiz ve ortaya çıkacak ürünün olabildiğince ayakları yere basan, esnek ve sağlam olmasını istememizdir. Projenin özelliklerini belirlerken kendinize sormanız gereken en önemli soru; insanlar neden benim ürünümü tercih etsin? olamalıdır. Bunun için sebepler yaratmalı, rakiplerden daha yaratıcı olmalısınız.</li>
<li>Ürün optimum performansla çalışmalı ve kullanımı olabildiğince kolay olmalıdır.</li>
<li>Son olarak ürünün testini mümkün mertebe çok sayıda kişiyle gerçekleştirmelisiniz.</li>
<li>Ürünün geliştirilmesini bu şekilde bilimsel ve profesyonel bir yoldan gerçekleştirirseniz hedef kitlenizin size güveni oldukça artacaktır.</li>
</ul>
<p><strong>III) Pazarlama</strong></p>
<ul>
<li>Yukarıdaki süreçleri tamamlamadan kesinlikle pazarlama evresine geçmeyin.</li>
<li>Pazarın durumuna ve rakip ürünlere göre bir fiyat belirleyin. Bu evre çok önemli. Fiyatı dengesiz belirlerseniz (özellikle yeni kurulmuş bir şirket için) rekabette pek bir şansınız kalmaz.</li>
<li>Ürünle ilgili bir web sitesi hazırlayın</li>
<li>İnternetten veya ticaret odalarından hedef kitlenizin bir dökümünü (email adresleri, telefonlar, adresler vs) çıkartın.</li>
<li>İlk önce bütün hedef kitlenize, ürünü tanıtıcı bir e-bülten gönderin. Bu e-bülten olabildiğince kısa ve çarpıcı olmalı. Ayrıca linklerde ürünle ilgili hazırladığınız web sitesine yönlenmeli.</li>
<li>1 gün bekledikten sonra elinizdeki listedeki yerlerden randevular alın.</li>
<li>Sabah en geç 8.30 da şirkette toplanın, ufak bir toplantı yapın ve herkes müşterilere dağılsın.</li>
<li>Günde en az 3 veya 4 yerle görüşmeye çalışın.</li>
<li>İçerisinde katalog, broşür vs olan olabilidiğince dikkat çekici ve yaratıcı bir teklif dosyanız olsun. Görüşmelerde yanınızda bir laptop (netbook olsa daha şık olur) ve mümkünse bir projeksiyon cihazı götürün.</li>
<li>Müşteriye gittiğinizde öncelikle karşınızdakine ürünü neden alması gerektiğini 3 maddeyle açıklayın. Daha fazlası aklıda kalmaz. Bu maddeleri müşterinin ihtiyaçlarına göre hazırlanması uygun olacaktır.</li>
</ul>
<p>Bunlara olabildiğince uymak önemli. Eğer işinizde profesyonel olursanız her zaman tercih edilen siz olursunuz.</p>
<p>Aklımda kalanlar bunlar olmuş. Unuttuklarımı eklemeye çalışacağım. Sizde görüşlerinizi bildirirseniz oldukça yararlı olacaktır.<a href="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/08/bilisim.bmp"><img class="alignleft size-full wp-image-309" title="bilisim" src="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/08/bilisim.bmp" alt="" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ustalar.com/?feed=rss2&amp;p=308</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya’nın önde gelen Yapı Marketleri İstanbul’da…</title>
		<link>http://ustalar.com/?p=299</link>
		<comments>http://ustalar.com/?p=299#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Aug 2010 08:16:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[NALBURİYE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ustalar.com/?p=299</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye pazarıyla yakından ilgilenen dünya yapı market markaları 16-19 Eylül  2010 tarihleri arasında İstanbul’da CNR Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan Yapı Market Tedarikçileri Fuarı’nda Türk ürünleri ile tanışarak ileriye dönük önemli satın alma bağlantıları yapacaklar.    Ev tekstilinden banyo malzemelerine, mobilyadan el aletlerine, bahçe aksesuarlarından zemin malzemelerine, boya, izolasyon malzemelerinden, dekorasyon ve aydınlatma ürünlerine kadar, kısaca [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><a href="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/08/fuarx.gif"></a><a href="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/08/rek4.png"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-304" title="rek4" src="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/08/rek4-150x150.png" alt="" width="150" height="150" /></a>Türkiye pazarıyla yakından ilgilenen dünya yapı market markaları</h2>
<h2><strong><span style="text-decoration: underline;">16-19 Eylül  2010 tarihleri arasında İstanbul’da CNR Fuar Merkezi’nde düzenlenecek olan Yapı Market Tedarikçileri Fuarı’</span></strong><strong>nda </strong>Türk ürünleri ile tanışarak ileriye dönük önemli satın alma bağlantıları yapacaklar.</h2>
<p> </p>
<p> Ev tekstilinden banyo malzemelerine, mobilyadan el aletlerine, bahçe aksesuarlarından zemin malzemelerine, boya, izolasyon malzemelerinden, dekorasyon ve aydınlatma ürünlerine kadar, kısaca yapı market raflarında yer alan tüm ürünleri kapsayan fuarı,Türkiye’de bulunan Uluslararası Yapı Market ve yerel Yapı market satın almacılarının yanı sıra <strong>Home Depot</strong> (2300 mağazası ile ABD, Meksika,Kanada), <strong>Mr. Bricolage</strong> (760 mağazası ile Fransa, Belçika, Sırbistan, Romanya, Bulgaristan, Mauritus, Andora, İspanya,Fas,Tunus,Cezayir, İtalya),<strong>Biltema </strong>(70 mağazasıyla İskandinav ülkelerinde İsveç, Norveç, Danimarka, Finlandiya), mağazalarının satın almacıları ziyaret edecek. Ortadoğu’nun dev yapı market markalarından <strong>Saco</strong> (27 mağazası ile Suudi Arabasitan), Kuzey Afrika’nın önde gelen marketi <strong>Bricoma </strong>(4 mağazasıyla Fas) fuara geliyor.</p>
<p>Dünyanın her yerinde dev perakende mağazaları işletme ve satın alma operasyonlarına sahip bu ciddi firmaların satın alma yetkilileri, 2010 Yapı Market Tedarikçileri fuarına stand alarak katılan Türk imalatçı, ihracatçı firmaların yetkilileri, sorumlu müdürleri ile fuar alanında ve <strong>Buyers Lounge’da,</strong> karşılıklı işbirliği görüşmeleri yapacaklar. Ayrıca, <strong>Avusturyalı Baumax, Fransız Leroy Merlin, ve Türk Tekzen satın alma görüşmeleri yapmak üzere, kendilerine özel görüşme lounge’u kuruyorlar. Ve daha bir çok dünya markasının satın almacıları ile görüşmeler devam ediyor.</strong><strong></strong>Bunun yanında Türkiye’de bulunan yerel ve uluslararası gıda market satın almacıları da ev gereçleri ve yapı ürünleri reyonlarına ürün bakmak üzere fuarı ziyaret edecekler.</p>
<p><strong>Praktiker ve Baumax Türkiye satın almacıları ile kısa zamanda bize bildirecekleri Praktiker yabancı ülke mağazaları ile Baumax yabancı ülke satın almacıları ürün tanımak ve tedarikçi ile tanışmak için ziyaretçi olarak fuara geliyorlar. Baumax görüşmelerini kendi özel lounge’unda, Praktiker satın almacıları ise görüşmelerini Media Force Buyers Lounge da yapacaklar</strong>.</p>
<p>Detaylı Bilgi İçin: <a href="http://www.yapimarkettedarikfuari.com/" target="_blank">www.yapimarkettedarikfuari.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ustalar.com/?feed=rss2&amp;p=299</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>YAPI MARKET TEDARİKÇİLERİ FUARINA DAVET</title>
		<link>http://ustalar.com/?p=294</link>
		<comments>http://ustalar.com/?p=294#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Aug 2010 22:08:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NALBURİYE]]></category>
		<category><![CDATA[USTALAR TV]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ustalar.com/?p=294</guid>
		<description><![CDATA[80 bini aşkın ürün çeşidiyle perakendenin yükselen trendi olan yapı marketlerin ulaştığı son noktayı   Yapı Market Tedarikçilerinin Fuarı ortaya koyuyor&#8230;   Türkiye’de hızla yayılan yapı market zincirlerinin, şimdilik yılda bir kez bir fuar çatısı altında ürün inceleme ve satınalma platformu oluyor. Küçük yapı marketlerin, yeni ortak satınalma oluşumlarının ve binlerce nalbur perakendecisinin ziyaretine de açık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>80 bini aşkın ürün çeşidiyle perakendenin yükselen trendi olan yapı marketlerin ulaştığı son noktayı</p>
<p><strong>  Yapı Market Tedarikçilerinin Fuarı</strong> ortaya koyuyor&#8230;</p>
<p>  Türkiye’de hızla yayılan yapı market zincirlerinin, şimdilik yılda bir kez bir fuar çatısı altında ürün inceleme ve satınalma platformu oluyor. Küçük yapı marketlerin, yeni ortak satınalma oluşumlarının ve binlerce nalbur perakendecisinin ziyaretine de açık olacak fuar, tedarikçilere yeni müşteriler ve müşteri grupları yaratan bir büyük organizasyon olacak.</p>
<p>  Tabloid formattaki Tedarik Gazetesi’nin öncülüğünde, Nalburiye Dergisinin <strong>21 yıllık tecrübesiyle, Medya Fors tarafından</strong> organize edilecek Yapı Market Tedarikçilerinin Fuarı, <strong>16-19 Eylül 2010</strong> tarihleri arasında İstanbul’da <strong>CNR Fuar Merkezi’nde</strong> düzenlenecek. <strong>“Yeni bir pazar yeri”</strong> konsepti sunan fuar tedarikçilere yapı market raflarında ve reyonlarında yer almak için önemli fırsatlar sunacak.</p>
<div>
<div>
<p>   Buradaki amaç zaten bildikleri ürünleri satınalmacılara tanıtmaktan çok, yeni ürün, promosyon ve merchandise odaklı bir katılımla &#8220;gövde gösterisi&#8221; yaparken, mamul farklılaştırılmasına konu olan ürünlerin uygulama kolaylıkları ve sahaları konusunda fikir yaratmaktır&#8230; ilişki sadakatini pekiştirmektir, genelde sizlerin  gittiği müşterilerinizi  (satın almacıları) yılda bir kez de olsa böylesi spesifik bir fuar çatısı altında kendi ortamınızda ağırlama ve motive etme imkanıdır, satış şartlarını değerlendirme ve senelik sipariş programını gözden geçirme imkanıdır&#8230; Burada önemli bir nüans yaratıyoruz.</p>
</div>
<div>
<div>
<p>   Ayrıca  küçük yapı marketlerin, yeni ortak satınalma oluşumlarının, bizim gurubumuzun amiral gemisi olan Nalburiye dergisinin ulaştığı tüm nalburların ziyaretine de açık olacak ve sizlere yeni müşteriler ve veya müşteri gurupları yaratacak bir büyük organizasyondan bahsediyoruz&#8230; Dağıtım kanalının top yekün hazır ve nazır olacağı &#8220;yeni bir Pazar Yeri&#8221; konseptinden bahsediyoruz&#8230;</p>
<p>onine davetiye için <a href="http://www.yapimarkettedarikfuari.com/tr/onlinedavetiye/onlinedavetiye.asp" target="_blank">  tıklayın &gt;&gt;,</a><a href="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/08/fuar.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-295" title="fuar" src="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/08/fuar-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ustalar.com/?feed=rss2&amp;p=294</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnternet Neden Önemlidir ?</title>
		<link>http://ustalar.com/?p=291</link>
		<comments>http://ustalar.com/?p=291#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 16:45:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[USTALIKLARDAN ÖĞÜTLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ustalar.com/?p=291</guid>
		<description><![CDATA[ İnternet Sayfasına Sahip Olmak: Bir işletmeniz var ( küçük veya büyük olması farketmez ) , ve çevrenizdeki çoğu işletmenin internet sayfası var. Neden bu insanlar internet sayfası yaptırmışlar ki? Bunu hiç düşündünüz mü? Gelin internet sayfası sahibi olmanı nedenlerinden çok size getireceği yararları aşağıda açıklayayım: &#8211; İnternet sayfası olan firmalar dünyaya açılmış demektir. Dünyaya açılma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/07/internetonem.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-292" title="internetonem" src="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/07/internetonem.jpg" alt="" width="116" height="116" /></a> İnternet Sayfasına Sahip Olmak: Bir işletmeniz var ( küçük veya büyük olması farketmez ) , ve çevrenizdeki çoğu işletmenin internet sayfası var. Neden bu insanlar internet sayfası yaptırmışlar ki? Bunu hiç düşündünüz mü? Gelin internet sayfası sahibi olmanı nedenlerinden çok size getireceği yararları aşağıda açıklayayım: &#8211; İnternet sayfası olan firmalar dünyaya açılmış demektir. Dünyaya açılma kelimesinin altını çizdim, çünkü Kıbrıs’ta yaşamanın bize getirdiği acı bir gerçektir “dünyaya açılamama” duygusu. İnternet sayfanız ile dünyaya açılırsınız, ve hedef kitlenizi arttırırsınız. &#8211; Ofisinizden veyahut dükyanınıza ek olarak 24 saat açık bir ofisiniz/dükyanınız daha olur. Siz evinizde dinlenirken veya dışarda eğlenirken, internet sayfanız sizin için ürünlerinizi ve servislerinizi müşterilerinize sunmaya devam edecektir. &#8211; PRESTİJ. Gösterecek veya sunacak elle tutualacak ürünüm yok, peki neden web site sahibi olayım diyorsanız, size cevabım prestij olacaktır. Artış yaşadığımız devirde internet sayfası her alanda ilk bakılan ve aranan özellik halini almıştır. &#8211; Hayatımızı kolaylaştırır. İnternet sayfanız yayına devam ettikçe, telefon veya müşteri trafiğini internete kaydırabilir ve ordan kazanacağınız zaman ile daha fazla iş yapma potansiyeline sahip olursunuz. Vakit nakittir! &#8211; Küçük karlar elde edersiniz. İnternet üzerinden yapacağınız çoğu işlem ile günlük ofis giderlerinizden küçük karlar edebilirsiniz. Bunları küçümsemeyin. Fax yerine email atabilir, ürün kataloğunuzu baskıya vermek yerine internet sayfanızdan gösterebilir, reklamlar için flyerler yerine veyahut telefonda ürünlerinizi uzun uzun anlatmak yerine internet sayfanızı referans gösterebilir veya müşterilerinize faturalar yollamak yerine internette kuracağınız sistemler ile e-fatura diye tabir edilen sistemlere geçebilirsiniz. Damlaya damlaya göl olur.. Halkımızın interneti bir ihtiyaçtan çok daha fazla lüks olarak görmektedir. Fakat günümüz teknolojilerine ayak uydurmamız gerekmektedir. İnternet bir lüks değil, bir ihtiyaçtır.</p>
<p>Kaynak :  Sercan AKALINLAR &#8211; Kıbrıs Postası</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ustalar.com/?feed=rss2&amp;p=291</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tatildeyken Evinizin Güvenliğini Nasıl Korursunuz?</title>
		<link>http://ustalar.com/?p=287</link>
		<comments>http://ustalar.com/?p=287#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 16:35:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[USTALIKLARDAN ÖĞÜTLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ustalar.com/?p=287</guid>
		<description><![CDATA[Yılın tüm yorgunluğunu üzerinizden atmak için tatile çıkarken, gözünüzün arkada kalmaması ve huzurlu bir tatil geçirmeniz için birtakım güvenlik önlemleri almanız gerekir. Evinizin güvence altında olduğundan emin olmanız, günlük kaygılarınızdan uzak bir tatil geçirmeniz ve dinlenmeniz için vazgeçilmezdir. Alacağınız birkaç önlem, hem içinizin rahat olmasını sağlayacak, hem de tatil dönüşü istenmeyen sürprizlerle karşılaşmanızı engelleyecektir. 1) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yılın tüm yorgunluğunu üzerinizden atmak için tatile çıkarken, gözünüzün arkada kalmaması ve huzurlu bir <a title="Posts tagged with tatil" rel="tag" href="http://www.nasilyap.com/nasil/tatil/">tatil</a> geçirmeniz için birtakım güvenlik önlemleri almanız gerekir. Evinizin güvence altında olduğundan emin olmanız, günlük kaygılarınızdan uzak bir <a title="Posts tagged with tatil" rel="tag" href="http://www.nasilyap.com/nasil/tatil/">tatil</a> geçirmeniz ve dinlenmeniz için vazgeçilmezdir. Alacağınız birkaç önlem, hem içinizin rahat olmasını sağlayacak, hem de <a title="Posts tagged with tatil" rel="tag" href="http://www.nasilyap.com/nasil/tatil/">tatil</a> dönüşü istenmeyen sürprizlerle karşılaşmanızı engelleyecektir.</p>
<p><a href="http://www.nasilyap.com/wp-content/uploads/2010/07/güvencem.jpg"><img title="Tatildeyken Evinizin Güvenliğini Nasıl Korursunuz?" src="http://www.nasilyap.com/wp-content/uploads/2010/07/güvencem.jpg" alt="güvencem Tatildeyken Evinizin Güvenliğini Nasıl Korursunuz?" width="600" height="272" /></a></p>
<div>1) Tatile ya da uzun bir seyahate çıkarken eviniz boş kalacaksa; öncelikle <a title="Posts tagged with yangın" rel="tag" href="http://www.nasilyap.com/nasil/yangin/">yangın</a>, su baskını ve gaz kaçağı gibi tehditler için tedbir almanız oldukça önemlidir. Bu nedenle, evden ayrılmadan önce su ve doğalgaz vanalarını kapatmanız; fişe takılı konumda bırakmanız gereken elektronik eşyalarınızda ya da prizlerinizde herhangi bir elektrik kaçağı olmadığından emin olmanız gerekir. </p>
<p>2) Kapılarınızın, pencerelerinizin ve kapı kilitlerinizin sağlam olmasına dikkat edin. Bozuk olanları tamir ettirin.</p>
<p>3) Tatile çıkarken, hırsızlara davetiye çıkartmamamak için; evin boş olduğu izlenimini silmeniz gerekebilir. Bunun için perdelerinizin ya da panjurlarınızın tamamını sımsıkı kapatmamanız tavsiye edilir. Fakat bu önlem, evinizin gözlenmesine de sebep olabilir.</p>
<p>4) Giriş kapınızdan duyulabilecek bir radyoyu ve dışarıdan görülebilecek bir ışığı açık bırakmanız da evin boş olmadığı izlenimi yaratacak önlemler arasındadır. Fakat pek de tasarruflu olduğu söylenemez. Ayrıca gündüz yanan bir ışığın dikkat çekeceği ihtimalini göz önünde bulundurmanız gerekir.</p>
<p>5) Uzun bir seyahate çıkarken, posta kutunuzda biriken postalar hırsızların dikkatini çeken detaylardandır. Güvendiğiniz komşularınızdan veya bir arkadaşınızdan postalarınızı düzenli olarak almasını rica etmeniz sizin yararınızadır.</p>
<p>6) Telesekreterinize tatile çıktığınızı ve uzun süre evde olmayacağınızı belirten bir mesaj bırakmayın. Hırsızlık olaylarının birçoğunun sizin uzun süre evde olmayacağınızın garantilenmesinden sonra gerçekleşeceğini unutmayın.</p>
<p>7) Telefonunuzun sesini kısın. Nitekim uzun süre çalan ve yanıt verilmeyen telefonlar hırsızların dikkatini çekecektir.</p>
<p> <img src='http://ustalar.com/wp-includes/images/smilies/icon_cool.gif' alt='8)' class='wp-smiley' /> Güvendiğiniz bir komşunuza tatilde olacağınız tarihleri bildirin ve acil durumlarda size ulaşabileceği bir telefon numarası bırakın.</p>
<p>9) Bu önlemlerin, günümüzde evinizin güvenliğini tam anlamıyla koruyamayacağını unutmayın. Bu nedenle evinize yönelen güvenlik tehditlerinden ve soygunlardan korunmak için profesyonel yardım alın.<a href="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/07/guvenlik.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-288" title="guvenlik" src="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/07/guvenlik.jpg" alt="" width="118" height="89" /></a></p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ustalar.com/?feed=rss2&amp;p=287</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ADSL Modem Nasıl Kurulur ?</title>
		<link>http://ustalar.com/?p=284</link>
		<comments>http://ustalar.com/?p=284#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 16:30:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[USTALIKLARDAN ÖĞÜTLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ustalar.com/?p=284</guid>
		<description><![CDATA[ADSL Modem Kurulumu için yardımcı bilgiler - Adsl modeminizi aşağıdaki şemadaki gibi monte ediniz. - Adsl hattınız üzerinden telefon görüşmesi de yapabilmeniz için Splitter (filtre) cihazı kullanmalısınız. Aksi takdirde telefon hattınızda parazit oluşabilir ve adsl bağlantınız da kopmalar yaşayabilirsiniz. Splitter cihazını yukarıdaki şemadaki gibi monte ediniz. Telefonunuzun paralel hatları varsa  her telefon için ayrı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ADSL Modem Kurulumu için yardımcı bilgiler</strong></p>
<p>- Adsl modeminizi aşağıdaki şemadaki gibi monte ediniz.</p>
<p><img src="http://www.telekomadsl.com/rsm/adsl_sema.jpg" alt="" width="350" height="142" /></p>
<p><strong>-</strong> Adsl hattınız üzerinden telefon görüşmesi de yapabilmeniz için<strong> <a onclick="MM_openBrWindow('splitter.htm','','width=370,height=250')" href="javascript:;">Splitter</a></strong> (filtre) cihazı kullanmalısınız. Aksi takdirde telefon hattınızda parazit oluşabilir ve adsl bağlantınız da kopmalar yaşayabilirsiniz. Splitter cihazını yukarıdaki şemadaki gibi monte ediniz. Telefonunuzun paralel hatları varsa  her telefon için ayrı bir splitter kullanınız.</p>
<p><strong>Adsl modeminizin kurulumu için bazı ayarlamalar yapmanız gerekmektedir.</strong></p>
<ol>
<li>Bağlantı protokolü olarak  PPPoE LLC seçiniz.</li>
<li>Modeminizin konfigürasyonunu VPI parametresi <strong>8</strong>, VCI parametresi de <strong>35</strong> şekilde ayarlamanız gerekmektedir.</li>
<li>Son olarak size bildirilen kullanıcı adınızı (sonuna <strong>@ttnet</strong> eklemeyi unutmayın) ve şifrenizi girerek modemi ayarlamalarını bitiriniz.</li>
</ol>
<p>Bu parametrelerin girilmesi ve modem konfigürasyonu ile ilgili diğer sorunlarınız için modemin <strong>kullanma kılavuzunu bakınız.</strong></p>
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="350" align="right">
<tbody>
<tr>
<td height="4">
<table style="height: 4px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" background="rsm/shop/ust_back.gif">
<tbody>
<tr>
<td align="left"><img src="http://www.telekomadsl.com/rsm/shop/sol_ust_kose.gif" alt="" width="4" height="4" /></td>
<td align="right"><img src="http://www.telekomadsl.com/rsm/shop/sag_ust_kose.gif" alt="" width="4" height="4" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center" background="rsm/shop/genel_back.gif">
<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="5" width="98%">
<tbody>
<tr>
<td><strong><span style="color: #cc0000;">Download kotanızı<a href="http://adslkota.ttnet.net.tr/" target="_blank"> http://adslkota.ttnet.net.tr/</a> kontrol edebilirsiniz.</span></strong></p>
<p>İsterseniz Trafik Metre (DUMeter) programını indirerek günlük, haftalık ve aylık data trafik kontrolünüzü yapabilirsiniz. <a href="http://www.telekomadsl.com/destek/programs/DUMeter-Install.exe">Programı indirmek için tıklayınız&#8230;</a></p>
<p>ADSL Hizmet Hattı : 444 0 375<a href="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/07/adslmodem.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-285" title="adslmodem" src="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/07/adslmodem.jpg" alt="" width="130" height="130" /></a></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
<tr>
<td height="4">
<table style="height: 4px;" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0" width="100%" background="rsm/shop/alt_back.gif">
<tbody>
<tr>
<td align="left"><img src="http://www.telekomadsl.com/rsm/shop/sol_alt_kose.gif" alt="" width="4" height="4" /></td>
<td align="right"><img src="http://www.telekomadsl.com/rsm/shop/sag_alt_kose.gif" alt="" width="4" height="4" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong>DSL Mail adresinizi aktif etmek</strong></p>
<blockquote><p><a href="http://dslmail.ttnet.net.tr/" target="_blank">http://dslmail.ttnet.net.tr</a> web adresine girerek dsl mail almak istiyorum linkini kullanınız ve istenilen bilgileri girerek almak istediğiniz mail adresini siz kendiniz tanımlayınız.</p></blockquote>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ustalar.com/?feed=rss2&amp;p=284</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cep Telefonu Nasıl Seçilir ?</title>
		<link>http://ustalar.com/?p=281</link>
		<comments>http://ustalar.com/?p=281#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 16:25:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[USTALIKLARDAN ÖĞÜTLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ustalar.com/?p=281</guid>
		<description><![CDATA[Yaklaşık 72 milyon nüfüsa sahip ülkemizde GSM abone sayısı ise 60 milyon. Bu durumda kullanıcıların üçte biri çift SIm kart sahibi olsa bile oldukça yüksek bir oranı teşkil ediyor. Yeni bir telefonun en fazla 1 buçuk yıl elimizde tuttuğumuzu hesaba katıldığında karşımıza iyi bir cep telefonu pazarı ortaya çıkıyor. Bunun için mobil iletişimindev markaları pazar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/07/ceptele.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-282" title="ceptele" src="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/07/ceptele.jpg" alt="" width="74" height="59" /></a>Yaklaşık 72 milyon nüfüsa sahip ülkemizde GSM abone sayısı ise 60 milyon. Bu durumda kullanıcıların üçte biri çift SIm kart sahibi olsa bile oldukça yüksek bir oranı teşkil ediyor. Yeni bir telefonun en fazla 1 buçuk yıl elimizde tuttuğumuzu hesaba katıldığında karşımıza iyi bir cep telefonu pazarı ortaya çıkıyor. Bunun için mobil iletişimindev markaları pazar paylarını arttırmaya çalışırken,yeni yeni markalar da görüyoruz. Onlarca marka ve yüzlerce modelin bulunduğu cep telefonları arasında kullanıcının kendine uygun cihazı seçmeside zor oluyor. Mobil İletişim Sistemleri ve Araçları İşadamları Derneği(MOBİSAD), tüketicileri cep telefonu alırken dikkatli olamaları yönünde uyarıyor.MOBİSAD Yönetim Kurulu Üyesi Caner Özgül, &#8220;Dernek olarak tüketicinin yanında yer alıyor ve cihazı satın alırken bazı noktalara dikkat etmeleri konusunda tavsiyelerde bulunuyoruz. Bunu afiş çalışması da yaparak daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefledik.Yaptığımız tavsiyelerden ilki;satın alının cihazın fatura ve garanti belgesinin mutlaka dolurularak alınması.Bu belgeler üzerinde cihazın IMEI numarasıda yer almalı. Kutu içersinde yetkili teknik servislerin iletişim bilgileri ve Türkçe,kullanım kılavuzu olmalı.Cihaz satın alırken *#06# tuşları kullanılarak ekranda beliren IMEI numarası ile garanti belgesi ile fatura üzerindeki ile aynı olduğu kontrol edilmeli.Aksi halde daha sonra cihaz arzalandığında problem çıkacaktır.&#8221;dedi. MOBİSAD&#8217;ın hazırladığı, yetkili teknik servisler, aksesuarlar, yedek ürünler başta olmak üzere cep telefonu satın alınırken tüketicinin dikkat etmesi gereken püf noktaları şunlar: Cep telefonunu nasıl seçmeli? Yüzlerce model arasında kaybolmadan doğru seçimi yapmak gerçekten çok zorfakat ihtiyaçlarınızı belirlediğinizde aslında aradığınız telefonu kolayca bulacaksınız. Öncelikle telefonunuzu sadece cep telefonu konusunda odaklanmış mağazalardan alışveriş yapmanızı tavsiye ediyoruz.Çünkü burdaki satış danışmanları sizin ihtiyaçlarınıza göre size gerekli bilgilendirmeyi yapacaklardır.Aynı zmanda satış sonasında da sizlere yardımcı olacaklardır. Sağlamlığı ön planda tutulmasında fayda vardır.Aktif bir hayat tarzınız varsa ve cep telefonunuz bu hayatta size sürekli eşlik edecekse,sağlam bir model tercih edin.Tuş takımına önem verin.Bazen kullanışsız gibi görünen tuşlar çok iyi sonuç verebilir veya kullanışlı görünen tuşlar sizi tatmin etmeyebilir,mutlaka deneyin. Ekran çözünürlüğüne ve rakamların okunaklılığına bakın.Özellikle gözlerinizde sorun varsa,ekrandaki numaraların veya rehberdeki kayıtların ekranda beliren rakamların ve yazıların yeterince büyük ve okunaklı olmasını kontrol edin. Boyutları ve inceliği düşünün.Eğer telefonunuzu sürekli pantolon veya gömlek cebinde taşımayı tercih ediyorsanız,ince modelleri tercih edin. Teknoloji ile aranız pek iyi değilse, basit ve kullanımı kolay modellere yönelin.Satın aldığınız cep telefonunun kullanım kılavuzunu mutlaka baştan sona okuyun. Kameralı bir telefon alacaksanız,mutlaka kamera ile ilgili özelliklerini inceleyin.Kullanımdaki pil ömrünü öğrenin.Genlde,kullanımdaki pil ömrü kılavuz verileriyle aynı olmaz.Pil ömrünü değerlendirirken kullanıcılardan fikir almaya çalışın. Beğendiğiniz birden fazla model varsa, seçiminizi hoşuna gidenden yana kullanın.Beğendiğiniz cep telefonu tüm beklentilerinizi karşıladıktan sonra, marka ve modeli ne olursa olsun sizi üzmeyecektir. Tasarımı çok yönlü değerlendirin.Kapaklı telefonlar telefon ekranını çizilmelere karşı daha iyi korur, ancak mekanik arzalara daha yatkındırlar.Klasik telefonlar telefonun o anki durumunu daha hzılı görebilmemizi sağlar,ancak tozlanma ve çizilme gibi dış etkilere daha açıktırlar.Tercihinizi yaparken nasıl kullanıcağınızı,erde taşıyacağınızı düşünün. Alacağınız cep telefonun hangi tip GSM şebekelerini desteklediğini kontrol ediniz, eğer yurt dışına sürekli gidiyorsanız gittiğiniz ülkelerde bu GSM şebeke bantlarının kullanılıp kullanılmadığını kontrol ediniz. tabiki en sonunda cep telefonun faturasını almayaı ve garanti belgesini doldurtmayı unutmayın. Yetkili teknik servisler var mı? Cep telefonunuzda meydana gelebilecek her türlü arzalarda mutlaka cep telefonun kullanım kitabını ve garanti kartını okuyunuz ve belirtilen yetkili teknik servislerle irtibata geçiniz.Tanımadığınız ve bilmediğiniz kişilere vep telefonunuzu tamir için vermeyiniz.Cihazınız garanti dışı kalabilir. Cihazınızı Yetkili Teknik Servise götürürken mutlaka yanınıza şarj cihazını faturasını ve garanti kartını almayı unutmayınız. Yedek ürünlere dikkat edin! Kullanıcıya kolaylık sağlaması amacıyla geliştirilen aksesuarların telefonla uyum içinde çalışması gerekiyor.Her üreticinin Arge ekibi aksesuar geliştirirken bu cihazları birçok teste tabi tutar. Yüzde 100 uyum durumunda aksesuar kullanıma sunulur.Kullandığınız cep telefonu ile ilgili aksesuarları, pil, şarj cihazı ve kulaklık gibi ürünleri alırken ya orjinal yada markalaşmış ürünleri almalısınız. KAYNAK</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ustalar.com/?feed=rss2&amp;p=281</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otomobil Bakımda Püf Noktalar &#8230;</title>
		<link>http://ustalar.com/?p=274</link>
		<comments>http://ustalar.com/?p=274#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 16:16:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[NALBURİYE]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ustalar.com/?p=274</guid>
		<description><![CDATA[OTOMOBİL İLE İLGİLİ YAŞANABİLECEK OLASI PROBLEMLER VE ÇÖZÜMLERİ DERLENMİŞTİR. SOĞUTMA SUYUNUN DEĞİŞTİRİLMESİ Radyatörün düzenli olarak temizlenmesi araç bakımının can alıcı bölümlerinden biridir. Aracınızın soğutma sistemi, motorun ürettiği fazla ısıdan aracınızı korur ve motorun doğru sıcaklık aralığında çalışmasını sağlar. Soğutma sistemini pas, tortu ve kirleticilerden korumak radyatörün ve motorun en iyi çalışma koşularında kalmasına yardım edecektir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><a href="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/07/ototamir.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-278" title="ototamir" src="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/07/ototamir.jpg" alt="" width="145" height="132" /></a>OTOMOBİL İLE İLGİLİ YAŞANABİLECEK OLASI PROBLEMLER VE ÇÖZÜMLERİ DERLENMİŞTİR.</strong></p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">SOĞUTMA SUYUNUN DEĞİŞTİRİLMESİ</span></span></strong></p>
<p>Radyatörün düzenli olarak temizlenmesi araç bakımının can alıcı bölümlerinden biridir.</p>
<p>Aracınızın soğutma sistemi, motorun ürettiği fazla ısıdan aracınızı korur ve motorun doğru sıcaklık aralığında çalışmasını sağlar. Soğutma sistemini pas, tortu ve kirleticilerden korumak radyatörün ve motorun en iyi çalışma koşularında kalmasına yardım edecektir.</p>
<p>Radyatörü her iki yılda bir temizlemelisiniz.</p>
<p>İHTİYACINIZ OLANLAR<br />
• Antifriz (4-8 litre)<br />
• Damıtılmış Su (4-8 litre) Drenaj kabı ya da kovası<br />
• Püskürtme ağızlı bahçe hortumu<br />
• Bir çift çalışma eldiveni (tercihen su geçirmez)<br />
• Yumuşak kıllı naylon fırça<br />
• Bir kova dolusu sabunlu su<br />
• Koruyucu gözlük</p>
<p>Sıcak radyatör kapağını asla açmayın!</p>
<p>ADIM 1 &#8211; BAŞLAMADAN ÖNCE<br />
İlk olarak ve her şeyden önce motorun soğuk olduğundan emin olun.<br />
Isınmış bir motor, radyatörde yüksek basınç altında ve sıcak olan bir soğutma suyu demektir – ve radyatör kapağını açtığınızda muhtemelen fışkırma yapacaktır.</p>
<p>ADIM 2 &#8211; RADYATÖRÜ TEMİZLEYİN<br />
Motor kapağını kaldırın ve kazara kapanmasını önlemek için güvenli bir şekilde açık kalmasını sağlayın. Naylon fırça ve sabunlu suyu kullanarak radyatör ızgarasında toplanan ölü böcekleri ve parçaları yavaşça fırçalayarak temizleyin. Fırçalamayı radyatör plakaları doğrultusunda yaptığınızdan emin olun. Metal narin olduğundan tersi yönde fırçalandığında kolaylıkla eğilebilir. Bu şekilde temizlendikten sonra, tüm parçaların yok edilmesi için ızgaranın üzerine hortumdan yavaş bir hızda çıkacak şekilde su püskürtün.</p>
<p>Sadece iki yılda bir radyatörü temizlemeniz zorunlu olsa da, radyatör ızgarasının yaklaşık her 20.000 km.de bir temizlenmesi iyi olacaktır.</p>
<p>ADIM 3 &#8211; BOŞALTMA KABINI YERLEŞTİRİN<br />
Soğutma suyunun doğru bir şekilde boşaltılması çok önemlidir. Soğutma suyu çok zehirlidir ancak çocuklara ve hayvanlara çekici gelecek derecede tatlı bir kokuya sahiptir. Sıvının boşaltılması sırasında araç başıboş bırakılmamalı ve boşaltılan su öylece yere akıtılmamalıdır. Kullanacağınız kabın mutfakta da kullanılmadığından emin olun- tek kullanımlık bir kap en idealidir. Kabı aracın altına kaydırın ve radyatörün tahliye valfini (çekvalf olarak da bilinir) ortalayacak şekilde yerleştirin.</p>
<p>ADIM 4 &#8211; RADYATÖR KAPAĞINI KONTROL EDİN<br />
Radyatör kapağı, motoru soğuk tutması için radyatör içindeki soğutma suyunu kapalı ve basınç altında tutar. Soğutma suyunun basıncı motor tipine göre değişir ve basınç derecelendirmesi kapağın üzerinde gösterilmiştir.</p>
<p>Radyatör kapağı; geniş ve düz metal üst taraf ile alt taraftaki daha küçük kauçuk conta arasında gerilmiş bir bobin yayı içerir. Yay ile kauçuk conta arasındaki gerginlik kapağın basıncı tutmasını sağlar. Yani bu ikisini sıkıştırmak kolaylaşmışsa kapak yıpranmış demektir ve değiştirilmelidir. Kapağı değiştirmenizi gerektiren bir diğer işaret kauçuk contanın paslanmış ya da kurumuş olmasıdır. Genelde kapak en az iki yılda bir değiştirilmelidir, böylece bu değiştirme işleminin radyatörü temizlerken sizin rutinlerinizden birisi olmasını sağlayabilirsiniz. Unutmayın; farklı basınç derecelendirmeleri için farklı kapaklar mevcuttur. Aracınızın özelliklerine uygun derecelendirme bilgisini not edin.</p>
<p>ADIM 5 &#8211; KELEPÇE VE BORULARI KONTROL EDİN<br />
Bir sonraki adım radyatörün boru ve kelepçelerini kontrol etmektir. Biri radyatörün üstünde biri altında olmak üzere iki boru mevcuttur. Boruların değiştirilmesi için radyatördeki suyun boşaltılması gerekir. Bu nedenle motoru temizlemeden önce onları kontrol etmeniz iyi olacaktır. Bu yolla, eğer boruların çatlak ya da sızdırıyor olduğu ile ilgili işaretler bulursanız veya kelepçeleriniz paslanmışsa, radyatörü yeniden doldurmadan önce onları değiştirebilirsiniz. Boruların yumuşamış olması, değiştirilmeleri için önemli bir göstergedir.</p>
<p>ADIM 6 &#8211; ESKİ SOĞUTMA SUYUNU BOŞALTIN<br />
Radyatörün tahliye valfinin (çekvalf), kolayca açılabilir olması için bir kolu olmalıdır. Çekvalfi çevirerek açın (soğutma suyu zehirli olduğundan çalışma eldivenlerinizi giyin) ve sıvının aracın altına yerleştirdiğiniz kaba akmasını sağlayın. Tüm suyu boşalttıktan sonra çekvalfi değiştirin ve eski soğutma suyunu yanınızda bulundurduğunuz kapanabilir başka bir kaba koyun. Sonra boşaltılan soğutma suyunu toplamak için kullandığınız kabı tekrar valfin altına koyun.</p>
<p>ADIM 7 &#8211; RADYATÖRÜ TEMİZ SU İLE DURULAYIN<br />
Şimdi asıl durulamayı yapmak için hazırsınız! Bahçe hortumunuzu alın, püskürtme ağzını radyatörün doldurma ağzına koyun ve dolana kadar su ile doldurun. Valfi açın ve içerdeki suyu valfin altındaki kaba akıtın. Su temiz olarak akana kadar işlemi tekrarlayın ve durulama işleminde kullanılan tüm suyun, eski soğutma suyunda olduğu gibi, kapanabilir kaplara koyulduğundan emin olun. Bu noktada gerekirse yıpranmış boru ve kelepçeleri değiştirmelisiniz.</p>
<p>ADIM 8 &#8211; SOĞUTMA SUYU EKLEYİN<br />
İdeal bir soğutma suyu karışımı %50 antifriz ve %50 sudan oluşur. Musluk suyunda yer alan ve suyun işini doğru olarak yapmamasını sağlayan mineraller soğutucu karışımının özelliğini bozabileceğinden, formülde damıtılmış su kullanılmalıdır. Çoğu radyatör yaklaşık iki galon sıvı tutabilir. Bu nedenle kullanacağınız sıvı miktarına karar vermeniz zor olmayacaktır.</p>
<p>ADIM 9 &#8211; SOĞUTMA <a onclick="window.open('http://kelimereklam.donanimhaber.com/test/?islem=tikla&amp;kid=238&amp;k=multiplayer&amp;s=50&amp;id=222&amp;sli=www.2a.com.tr&amp;yrl=www.2a-lpg.com');" href="http://forum.donanimhaber.com/m_13424272/tm.htm#"><span><strong>sistem</strong></span></a>İNİN HAVASINI BOŞALTIN<br />
Son olarak soğutma sisteminde yerleşmiş olabilen hava boşluklarını almak gerekli olacaktır. Radyatör kapağı açıkken motoru çalıştırın (basınç oluşumunu engellemek için) ve yaklaşık 10 dakika çalışır durumda bırakın. Sonra kaloriferi sıcak konumuna getirerek açın. Bu, soğutma suyunun devir-daimini sağlayacak ve sıkışan havayı dağıtacaktır. Hava dışarı bırakıldıktan sonra biraz daha soğutma suyu ekleyin ancak dikkatli olun; radyatörden serbest bırakılan hava kabarcık şeklinde çıkabilir ve çok sıcak olabilir.</p>
<p>Sonra kapağı takın ve taşan suyu bir bezle silin.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">KARBON TEMİZLEME (CARBON CLEAN)</span></span></strong></p>
<p>Karbon Birikimi Nedir ve Nasıl Oluşur?<br />
Karbon birikimi içten yanmalı benzinli ve dizel motorlarda bir HC bileşiği olan yakıtın yanma odasında hava ile yakılması sonucunda meydana gelen kurum adını verdiğimiz karbon depozitlerinin birikmesi ile zaman içinde supap yüzeylerinde, piston yüzeylerinde, yanma odası çeperlerinde ve segmanlar etrafında oluşur. Bu birikimler motorun hava emme kapasitesinde azalma meydana getirir. Hava emme kapasitesi azalan bir motorun volümetrik verimi düşer.</p>
<p>Karbon Birikimi Araçlarda Ne Gibi Problemler Yaratır?<br />
• Silindir kompresyonlarının düşmesi<br />
• Motor gücünde azalma<br />
• Fazla yakıt tüketimi<br />
• Egzoz emisyonlarında artış<br />
• Bozuk rölanti<br />
• Hızlanma kabiliyetinde azalma<br />
• Soğuk havalarda zor çalışma<br />
• Motorun silkeleyerek çalışması</p>
<p>Karbon Temizleme Nedir?<br />
Karbon temizleme içten yanmalı 4 zamanlı benzin ve dizel motorlarda yakıt besleme sistemleri ile supap yüzeyleri, piston yüzeyleri, yanma odası çeperlerini motordan herhangi bir parça sökmeden temizleyen bir sistemdir.</p>
<p>Karbon Temizliğinin Yararları Nelerdir?<br />
• Çok kirli motorlarda %15 e kadar sağlanan yakıt tasarrufu, ortalama olarak %3-5 civarındadır.<br />
• Zararlı egzoz emisyonlarının azalması, benzin motorlarında %40 ın üzerinde, dizel motorlarda ise %75 e ulaşan değerlerde tespit edilmiştir. Partikül emisyonlarında azalma ortalama %30 un üzerindedir.<br />
• Motor performansı artar. Dizel motorlarda gücün genelde %10-bazı ölçümlerde %30-artması normal sonuçtur. Benzinli motorlarda temizleme işleminden önce görülen ilk çalıştırma zorluğu, tekleme, düşük devirde sert çalışma ve benzeri şikayetler ortadan kalkar.<br />
• Karbon temizleme işlemi düzenli olarak (her 25.000 km.de bir) yapıldığında motorun ömrü uzar.<br />
• Parça değiştirilmesine gerek kalmadan bu tür harcamalar önemli ölçüde azalır.<br />
• Bakım ve işçilik masrafları ve süresi azalır. Yakıt enjeksiyon sisteminin dizel motorlarda bakımı bir günü, hatta daha fazla zamanı alabilir. Tüm motorlarda Karbon temizleme işlemi en fazla bir saat sürer.</p>
<p>Karbon Temizleme Niye Etkindir?<br />
Günümüz benzin ve dizel motorlarının kalbi yakıt püskürtme sistemidir. Enjektörler, yakıtı çok ince bir sprey halinde ve konik biçimde püskürtürler. Zamanla ısı, yakıt kirliliği ve kullanım sonucu sistem kirlenmektedir. Enjektörlerin yakıt püskürtme deliklerinin 0,5 mm veya daha küçük çapta olduğunu düşünürsek en ufak kirlenmede tıkanmaları doğaldır. Ayrıca dizel veya benzin motorlarında yanma hücrelerinin, pistonların, valf ve yuvalarının, kısaca yanma dolayısıyla zor şartlarda çalışan parçaların kirlenmeye açık olduğu unutulmamalıdır. &#8220;Karbon Temizleme&#8221; işlemi yakıt sistemini temizleyerek motoru yenilemekte, ayrıca yanma yüzeylerini yumuşak karbon birikimlerinden arındırmaktadır.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">FAR AMPULÜ NASIL DEĞİŞTİRİLİR?</span></span></strong></p>
<p>Ön ve arka farlarınızın ampulü aniden yanabilir. Bu durumda trafik güvenliği açısından büyük önem taşıyan lambaların yanmadığından trafik cezası ödemek zorunda kalabilirsiniz.</p>
<p>Ayrıca uzun yolda ve gece yolculuk ediyorsanız, görüş açınız azalabilir.</p>
<p>Bu sebeple trafikte zor durumda kalmamak için otomobilinizin bagajında mutlaka yedek bir ampul bulundurun. Bozuk ampulü değiştirmek sadece 3-5 dakikanızı alır. Bunun için bir yedek ampül ve bir tornavida gereklidir.</p>
<p>Değiştirme işlemi sırasında;<br />
• Far ampulünün fişi çekilir.<br />
• Far ampulünün lastiği çıkarılır.<br />
• Yanan ampül çıkarılır. Aracınızda bulunan yedek ampülle değiştirilir. Ampulü taktıktan sonra yine sırasıyla lastik ve fiş takılır.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">TRİGER KAYIŞINA DİKKAT!</span></span></strong></p>
<p>Üreticilerin motor teknolojilerine yönelik yatırımları her geçen gün daha da artıyor. Daha küçük hacimli ünitelerden yüksek güç alınıyor, yakıt tüketimi değerleri azalıyor daha da önemlisi kullanım maliyetleri geriye çekiliyor.</p>
<p>Peki gittikçe hassaslaşan bu ünitenin zayıf yönleri yok mu? İşte bu tartışmanın baş rolünü hiç kuşkusuz triger kayışı oynuyor. Motorun çalışması için emme ve egzoz supaplarının belirli zamanlarda açılıp kapanması gerekiyor. Bunu sağlayan parça da eksantrik (kam) mili. Ancak eksantrik milinin bu işi yapabilmesi için dönme hareketini gerçekleştirmesi şart.</p>
<p>İşte bu noktada devreye triger kayışı ya da zinciri giriyor. Marş motorunun volan yoluyla krank milini çevirmeye başlamasıyla, eksantrik mili de bu iki parça arasındaki bağlantıyı sağlayan kayış ya da zincir sayesinde dönmeye başlıyor. Bu nedenle pek çok araç sahibi önem vermese de aslında bu kayış ya da zincir hayati bir sorumluluk üstleniyor.</p>
<p>Otomobil üreticileri geçmiş yıllarda krank miliyle eksantrik mili arasındaki bağlantıyı zincirle sağlıyorlardı. Hatta bu parçanın sağlam olmasından ötürü hala pek çok üretici tarafından tercih ediliyor. Tek handikapsa zincirin sesli çalışması ve dönemsel olarak gerginliğinin ayarlanma gereksinimine ihtiyaç duyması. Triger kayışıysa hem ekonomik oluşu hem de sessiz motor yaratma peşindeki üreticilerin ihtiyaçlarına cevap vermesinden ötürü tercih ediliyor. Aslında triger kayışı çabuk aşınan veya kolay kopabilen bir parça değil. İçeriğinde cam elyafı bulunan lastik kayış çok ince olmasına rağmen yaklaşık 2 ton ağırlık taşıyabiliyor. Bu onun sağlamlığını vurgulamak açısından önemli. Ayrıca yağlama gerektirmemesi, hafif olması triger kayışının önemli avantajları. Ama bu avantajlarına karşın triger kayışının ufak bir kusuru bulunuyor. Hiç bir tıkırtı veya ses oluşturmadan ansızın kopabilmesi.</p>
<p>Triger kayışı kopacağı ana kadar sorunsuzca görevini yere getiriyor. Fakat iflası kısa sürede gerçekleşiyor ve onarılması güç hazarlar yaratıyor. Triger kayışı da fren balatası veya lastikler gibi aşınan bir parça. Kayış döndüğü yuvayla sürekli sürtünme halinde olduğu için zaman içinde aşınıyor ve gevşeyebiliyor. Triger kayışının motora zarar vermesi için kopması değil tek bir dişli bile atlaması yeterli olabiliyor. Yeteri kadar gergin olmayan kayış, hiçbir işaret vermeden üç dört diş birden atlıyor. Bunun neticesinde silindir boşluğundan çıkması gereken supaplar orada kalıyor ve pistonlar supaplara çarparak eğilmelerine sebep oluyor. Sonuçsa motor kabininden gelen büyük bir patlama sesi ve yolda kalan bir otomobil&#8230;</p>
<p>Sonuçta motor kullanılmaz hale gelebiliyor. Kullanılmaz hale gelen motor için tek çareyse rektifiye&#8230; Supap ve pistonların biri birlerine çarpmasının sebebi sadece triger kayışının kopması değil. Aynı zamanda triger kayışının gergi rulmanı da önemli bir parça. Bu rulman bozulduğunda, yani dağıldığında, triger kayışı boşa çıkıyor ve eksantrik mili görevini yapamıyor. Bunun için triger kayışı kontrol edilirken ya da değiştirilirken kesinlikle gergi rulmanı da kontrol edilmeli ve gerekiyorsa değiştirilmeli.</p>
<p>Üreticiler gün geçtikçe triger kayışına yeni yeni görevler de ekliyorlar. Örneğin su pompası da triger kayışına bağlanıyor. Bu da triger kayışının daha uzun üretilmesini gerektiriyor. Triger kayışı daha uzun olunca daha çok parçaya temas ediyor. Bu da gevşeme ve aşınma süresini kısaltıyor. Teknolojideki büyük gelişmelere rağmen, günümüzde hala triger kayışının gerginliği ve aşınma durumunu belirten bir uyarı sistemi bulunmuyor. Sadece gözle yapılacak bazı kontroller belirgin problemleri hemen görmenizi ve tedbir almanızı sağlayabilir.</p>
<p>Triger kayışı nasıl kontrol edilir?<br />
Triger kayışının üretici firmanın belirlediği ölçüde gergin olması gerekiyor. Ayrıca kayışın aşınmamış olmasına da dikkat etmek gerekiyor. Kontrol için öncelikle kapağı çıkarmak gerekiyor.</p>
<p>Bunun için motorun iki kez çalıştırılıp stop edilmesi şart. Eksantrik milineyse kesinlikle dokunulmamalı. Kontrol esnasında triger kayışının yanlarında ve sırtında yırtık olup olmadığına bakın. Ayrıca kayışın üstünde yağ olup olmadığını, dişlerde eksilme olup olmadığını mutlaka dikkat edin.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">SU KAÇAKLARI</span></span></strong></p>
<p>Silindir kapağında<br />
• Kapak saplamaları gevşektir.<br />
• Saplamaların paslı, kirli olması, kapağın sıkılmasına mani olmaktadır.<br />
• Kapak yüzünün düzgün olmaması, contanın iyi sıkılmamasına sebep olmaktadır.<br />
• Motorda suyun donması yahut aşırı ısınması kapağı çatlatmıştır.<br />
• Üstten supaplı motorlarda muhtemelen egzoz supabı yuvası çatlamış, su silindire ve kartere sızmaktadır.</p>
<p>Silindir gövdesinde su kaçağı<br />
• Silindir blokunda saplama yüzleri kapağın sıkılmasına mani olacak şekilde arızalı veya kirlidir.<br />
• Blok yüzü contanın düzgün sıkışmasına mani olacak şekilde eğilmiştir.<br />
• Motorda suyun donmasından ve aşırı ısınmasından silindir bloku çatlamıştır.<br />
• L tipi motorlarda egzoz supap yuvası çatlamış olduğundan silindire ve kartere su sızmaktadır.<br />
• Silindir kapak cıvatası çok uzun olduğundun silindir bloku çatlamıştır.<br />
• Silindir su gömleği üzerindeki genleşme veya boru tapaları sızdırmaktadır.</p>
<p>Silindir kapak contasındasın kaçağı<br />
• Conta kirlenmiş, yıpranmış yahut kırılmıştır.<br />
• Silindir kapak cıvatalarının gevşek olması sebebiyle kapak contası gevşektir.<br />
• Kapakla silindir bloku arasında contasının sıkılmasına mani bir sebep vardır.</p>
<p>Su devridaim pompasında su kaçağı<br />
• Pompa gevşektir.<br />
• Kapak contası bozuktur.<br />
• Pompanın hortumlara olan irtibatı iyi değildir.<br />
• Pompa gövdesi eğilmiş, bağlantı üzeri kirlenmiştir,<br />
• Conta yıpranmıştır.<br />
• Pompa keçesi yanlış takılmıştır.<br />
• Pompa mili eğilmiştir.<br />
• Pompanın yatak burçları yahut milin yatak yerleri aşınmıştır.</p>
<p>Radyatörde su kaçağı<br />
• Donma yahut paslanma radyatörün kaçırmasına sebep olmuştur.<br />
• Radyatör araca gerektiği şekilde bağlanmadığı için delinmiştir.<br />
• Vantilatör radyatöre vurmaktadır.<br />
• Boşaltma tapası veya musluk kaçırıyor.<br />
• Radyatör üst bölmesindeki yön verme plakası çok eğilmiş olduğundan suyu taşırma borusundan dışarı akıtmaktadır.</p>
<p>Hortumlarda su kaçağı<br />
• Hortum kelepçeleri gevşektir.<br />
• Hortumlar yerlerine iyi geçirilmemiştir.<br />
• Hortum boydan boya çürümüştür.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">KOPAN VANTİLATÖR KAYIŞININ DEĞİŞTİRİLMESİ</span></span></strong></p>
<p>Vantilatör kayışı 10 bin kilometrede bir kontrol edilmesi gereken parçalar arasında yer alır. Otomobilinizle giderken hararet aniden yükselirse ve şarj lambası yanarsa, bu vantilatör kayışının koptuğu anlamına gelir. Bu nedenle kayışın üzerinde çatlak görürseniz kopmasını beklemeden mutlaka değiştirmelisiniz. Otomobilinizde mutlaka bir yedek vantilatör kayışı bulundurmanız, uzun yolculuklara çıkarken sizin menfaatinizedir. Vantilatör kayışınız koptuğunda, bir anahtar ve tornavida yardımıyla kendiniz takabilir ve yola devam edebilirsiniz.</p>
<p>Vantilatör kayışı ne işe yarar?<br />
Vantilatör kayışı, motor krank mili kasnağından aldığı hareketi, su pompası, alternatör ve kompresör gibi sistemlere ileterek, bu sistemlerin çalışmasını sağlar. Düzenli bir iletişimi sağlamak için kayış gerginliğinin iyi olması gerekir. Kayış gerginliği 1.5 cm esneyecek şekilde ayarlanmalıdır.</p>
<p>Esnek olursa ne olur?<br />
Kayış fazla esnek olursa, motordan hareket alan su pompası, alternatör ve kompresör gibi parçalar motor devrine göre daha yavaş dönecekleri için yetersiz kalırlar. Bunun sonucunda motor hararet yapar ve şarj sistemi çalışmaz.</p>
<p>Gergin olursa ne olur?<br />
Kayış fazla gergin olursa, motordan hareket alan su pompası, alternatör ve kompresör gibi parçaların yatak burçlarında aşınmalar meydana gelir.</p>
<p>Vantilatör kayışı nasıl değiştirilir?<br />
Vantilatör kayışını değiştirmek için yeni vantilatör kayışı, vidayı gevşetmek üzere gerekli anahtar ve bir tornavida yeterlidir. Kayışı değiştirmeden önce, eğer otomobilinizin motoru sıcak ise bir süre soğumasını bekleyin. Motor yeterince soğuduktan sonra yeni vantilatör kayışını otomobilinizin markasına göre alternatör (şarj dinamosu) üzerinde bulunan cıvataları gevşetmek üzere gereken anahtarı ve tornavidayı alarak işe başlayabilirsiniz.</p>
<p>İlk önce cıvataları gevşetin<br />
İlk yapmanız gereken alternatör gerdirme cıvatalarını anahtarla gevşetmek. Vidanın bulunduğu yer kızaklı olduğundan bir tornavida yardımıyla alternatörü yerinden oynatabilirsiniz. Bu hareket sonucu alternatör yerinden oynar ve kolaylıkla vantilatör kayışını takabilirsiniz. Vantilatör kayışını elinizle kasnaklara yerleştirdikten sonra tornavida yardımıyla tamamen oturtabilirsiniz.</p>
<p>Gerginliğini iyi kontrol edin<br />
Bu işlemden sonra alternatörü eski konumuna getirip, kayışın gerginliğini kontrol edip, alternatör tespit cıvatasını sıktığınızda vantilatör kayışı takma işlemi tamamlanmış oluyor. Böylece yolda kalmaktan kurtulmuş olursunuz. Daha sonra bir servise uğrayıp vantilatör kayışının ideal biçimde takılıp takılmadığını kontrol ettirin.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">YAĞ VE YAĞLAMA SİSTEMİ ARIZALARI</span></span></strong></p>
<p>Taşıtlarda kendinden beklenen bazı görevleri yerine getirmesi için yağlar kullanılır. Motorların yağ haznesine konurlar buradan bir pompa yardımı ile krank ve piston kolu yatakları, kam mili ve tertibatına, eğer varsa kompresör ve türbin mili yataklarına gönderilir. Pompalandıkları yerde yerlerde yağlama görevini tamamladıktan sonra kartere geri dönerler. Otomotiv sektörünün taleplerini karşılamak için belli miktarda katıklar içerebilir.</p>
<p>Başlıca yağ ve yağlama sistemi arızaları şu şekildedir:</p>
<p>Yağ Basınç kontrol süpabı yağ kaçırıyor:<br />
• Basınç kontrol supabının basınç ayarı düşüktür. (Yağ pompası üzerinde).<br />
• Basınç kontrol supabının yayı zayıflamış yahut kırılmıştır.<br />
• Supap yuvası aşınmış yahut eğilmiştir.<br />
• Plancır tip supabın yüzleri aşınmıştır.<br />
• Plancır tip supap açık olarak sıkışmıştır.<br />
• Bilya tip supap bozulmuştur.<br />
• Pompanın tahliye borusu yahut kanalında kaçak vardır.</p>
<p>Motorda Yağ Kaçağı<br />
1- Yağ karterinde boşalma tapası gevşek yahut tapa contası bozuktur.</p>
<p>2- Yağ karterinde çatlak yahut delik vardır.</p>
<p>3- Karter contası şu sebeplerden kaçırmaktadır:<br />
• Vidalar gevşektir.<br />
• Conta bozulmuştur.<br />
• Conta yerine iyi oturmamıştır.<br />
• Karterin flanş kısmı eğilmiştir.</p>
<p>4- Eksantrik mili dişlileri kapak contası aşağıdaki sebeplerden kaçırmaktadır:<br />
• Cıvatalar gevşektir.<br />
• Conta bozulmuştur.<br />
• Conta yerine iyi oturmamıştır.<br />
• Kapağın flanş kısmı eğilmiştir.<br />
• Kapağın bağlandığı motor kısmı kaçırmaktadır.</p>
<p>5- Anamil ön keçesi aşağıdaki sebeplerden kaçırmaktadır:<br />
• Yağ keçesi yıpranmıştır.<br />
• Keçe yanlış takılmıştır.<br />
• Anamil muylusu ve pule yatak kısımları oyulmuştur.<br />
• Pule veya damper gevşemiştir.<br />
• Keçe yahut kapak merkezden kaçmıştır.<br />
• Yağın kartere dönüş kanalı tıkanmıştır.</p>
<p>6- Arka anamil keçesi aşağıdaki sebeplerden kaçırmaktadır:<br />
• Keçe yıpranmıştır.<br />
• Kullanılan keçe yerine uygun tipte değildir.<br />
• Arka yatak aşıntısı büyümüştür.<br />
• Anamil muylusunda oyuklar meydana gelmiştir.</p>
<p>7- Yağın kartere dönüş kanalı tıkanmıştır.</p>
<p>8- Eksantrik milin arka kısmındaki tapa yeteri kadar sıkı olmadığından, yerine iyi yerleştirilmediğinden, yuvasının bozulmuş veya eksantrik mil boyuna boşluğunun çoğalmasından yağ kaçırmaktadır.</p>
<p>9- Yağ donanımı dış bağlantılarının herhangi biri kaçırmaktadır.</p>
<p>10- Yağ filtresi kaçırmaktadır.</p>
<p>11- Distribütör yuvası kaçırmaktadır.</p>
<p>12- Supap kapağı; bağlantı cıvatalarının gevşek olmasından, contasının bozuk veya yerine iyi takılmamış olmasından veya kenarlarının eğilmiş olmasından yağ kaçırmaktadır. (L tipi motorlarda).</p>
<p>13-Külbütör kapağı cıvatalarının gevşek oluşundan, contanın kopuk oluşundan yahut contanım yerine iyi oturmamasından veya kapak ağzının eğilmiş olmasından kaçırmaktadır.</p>
<p>14- Yağ pompası dışarıda olan pompalarda pompa bağlantı cıvataları gevşemiş yahut contası bozulmuştur.</p>
<p>15- Karter havalandırma tertibatının bozulması yahut borusunun tıkanması karterde basıncın yükselmesine sebep olduğu için yağ kaçağı olmaktadır.</p>
<p>16- Yağ basınç kontrol supabı motorun dış tarafına yerleştirilmişse cıvataları gevşektir, yahut contası bozuktur.</p>
<p>Fazla Yağ Sarfiyatı</p>
<p>• Dışta yağ kaçağı vardır.<br />
• Piston segmanları aşınmış olduğundan yağ kaçırmaktadır.<br />
• Motor çalışırken egzoz borusundan mavi duman çıkıyorsa bu, umumiyetle Segmanların yağ kaçırdığına işarettir. Bazen sekmanlar yuvalarına mumlaşma sebebiyle sıkışabilir. Böyle hallerde depoya uygun solvent (eritici) koymak suretiyle sekmanlar motor açılmadan serbest hale getirilebilir.<br />
• Piston ve silindirler aşınmıştır.<br />
• Silindir gövdesi kapak cıvatalarının sıkılmasıyla çarpılmıştır.<br />
• Emme supabının kayıtları ve supap sapları arasındaki boşluk, silindire yağ kaçıracak kadar büyümüştür.<br />
• Vakum pompası diyaframı delinmiş olduğundan, karterden emme manifolduna yağ emilmektedir.<br />
• Ana ve biyel yataklarının fazla aşınmış olması, fazla miktarda yağın silindir duvarlarına sıçramasına sebep olmaktadır.<br />
• Yağ basınç kontrol supabının arızalı veya tıkanmış oluşu sebebiyle yağlama yağının basıncı çok yükselmiştir.<br />
• Piston pimleri basınçlı olarak yağlanıyorsa pimin gevşek olması silindire yağ geçişini çoğaltmaktadır.<br />
• Motorda çok ince yağ kullanılmıştır. Yahut soğukta uygun kalınlıkta olan yağın kalitesi iyi olmadığı için, motor ısındığı zaman çok incelmektedir. Bu sebeple motorun yağ sarfiyatı yükselir.</p>
<p>Düşük Yağ Basıncı</p>
<p>• Basınç göstergesi yanlış göstermektedir.<br />
• Basınç göstergesine gelen borunun deliği daralmıştır. (Motorda).<br />
• Yağ sulanmıştır. Yahut istenilenden ince yağ kullanılmaktadır.<br />
• Pompada yağ basınç kontrol supabının basınç ayarı çok düşüktür.<br />
• Basınç kontrol supabının yayı zayıftır.<br />
• Yağ pompasının elemanları aşınmıştır.<br />
• Yağ pompasının eleman yuvası ve kapağı aşınmıştır.<br />
• Yağ pompasının gövdesi yahut kapağı gevşektir.<br />
• Yağ pompasının contası bozulmuş, yanlış takılmış, yahut çok incedir.<br />
• Pompa emme borusunda hava kaçağı vardır. (Karterde yağ seviyesi düşüktür).<br />
• Yağ pompası yüzücü süzgeçte hava kaçağı vardır.<br />
• Pompa emme borusu veya süzgeci suyla, mumlaşmayla ve donma sebebiyle, tıkanmıştır.<br />
• Yağ boşaltma borusunda kaçak vardır.</p>
<p>Yüksek yağ basıncı<br />
• Basınç göstergesi arızalıdır.<br />
• Kullanılan yağ çok kirlidir.<br />
• Basınç kontrol supabının basınç ayarı yüksektir.<br />
• Basınç kontrol supabının yayı çok serttir.<br />
• Plancır tip tahliye supabının kanalı tıkalıdır.<br />
• Plancır tip tahliye supabında mumlaşma yüzünden, yahut plancırın yerine sıkışık durumda olmasından tutukluk vardır.<br />
• Pompanın yağ basma kanalında tıkanıklık vardır.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">HAVA FİLTRESİ NEDİR? BAKIMI NASIL YAPILIR?</span></span></strong></p>
<p>Performans filtrenin normal filtreden farkı nedir?<br />
Normal filtreler kağıt, performans filtreler ise pamuk veya sünger bazlıdır. Pamuktan yapılan filtrelerin özel bir yağ sayesinde uzun ömürlü olmaları ve hava geçirgenliği, tozu filtre etme kapasiteleri arttırılmıştır.</p>
<p>Böylelikle yakıtın daha fazla temiz hava ile karışımının sağlanarak, (motorun daha rahat hava almasıyla) motor gücünü artırması ve benzin tasarrufunu ortaya çıkarmasını tek bir yerden değil her açıdan motora taze hava girmesini sağlayarak (açık filtre için) mümkün kılmıştır.</p>
<p>Kağıt bazlı standart filtre ise daha az hava geçirir. Gözenekleri çabuk dolar. Kısa sürede tıkanınca performansın düşmesine, fazla benzin sarfiyatına neden olur. Sıkça yenilenmesi gerekir.</p>
<p>Bir performans filtrenin, standart filtreye oranla daha fazla hava akışı sağlayabildiği görülür.</p>
<p>Günümüzde motorlar elektronik işletim sistemleriyle donatılmış durumda. Yani en basit sekliyle motorun belirli devirlerde belirli zaman aralıklarında alacağı ve dışarı atacağı hava miktarı bu chip teknolojisiyle sağlanıyor. Direkt filtre uygulamasında bu sistem motora fazla hava girişini desteklemezse, otomobilin yapılan uygulamaya duyarsız kalabileceği gibi arıza yapması riski akla geliyor. Aslında bu tip filtreleri uygulayacağınız arabaya göre üretilmiş olanını alıyorsunuz ama yine de riski göze almamak ve arabanızın motor + performansına yapacağınız her türlü değişiklik için yetkili servise veya bu işleri gerçekten bilen ve uygulayan bir firmaya başvurmak yerinde olacaktır.</p>
<p>Bazı Ayrıntılar;</p>
<p>Bir araca direkt performans hava filtresi takılınca az da olsa benzin sarfiyatı azalıyor ve yine az da olsa performansta artışı hissedilebiliyor. Ama her şeyden önce çıkardığı ses tabii ki çok güzel. Sanki bir GSi-GTi tipi otomobil kullanıyormuş hissi veriyor. Zaten olay seste bitiyor. Yani bu filtre motorun rahat hava almasını sağlayarak motoru rahatlatıyor ama gücü max.%5 etkiliyor ( en çok 3 veya 4 hp).</p>
<p>Bu da 0-100 ivmelenmeye bir katkı sağlamaz. Bu bağlamda performans filtre sihirbaz değil. Ancak benzin tasarrufu konusunda çok işe yarıyor. Sesi taban gaz yapınca alıyorsunuz. Bu durumda sesi duymamaya çalışarak (yani taban gaz yapmadan) benzin tasarrufunuza ve sürüş güvenliğinize müthiş katkıda bulunmanızı sağlıyor.Bu ses bir tür uyarıcı niteliği taşıyor. Yan koltuğunuzda oturan bir kişinin sizi uyarması gibi bir şey.</p>
<p>Filtre, motor kaputunun altındaki sıcak havayı emerse performansı düşürür. Alttan sıcaklığa dayanıklı akordeon baca havalandırma borusuyla serin ve taze hava girişini sağlayıp bu sorunu çözebilirsiniz. Böylece karşıdan gelen hava direkt filtre ile buluşur. (Filtrenin çıkaracağı sesi azaltmaması için, borunun ağzının filtreye çok yaklaşmaması gerekli)</p>
<p>Dezavantajı ise ortamdaki tozu havayla birlikte getirmesi ve <a onclick="window.open('http://kelimereklam.donanimhaber.com/test/?islem=tikla&amp;kid=448&amp;k=multiplayer&amp;s=137&amp;id=870&amp;sli=http://www.sahibinden.com&amp;yrl=http://www.sahibinden.com/otomobilWQQaXQQ3530WQQpXQQcategories');" href="http://forum.donanimhaber.com/m_13424272/tm.htm#"><span><strong>araba</strong></span></a>nın yol tutuşunu (yüksek hızlarda kaputun altına fazla hava sokarak) bozabilmesi.</p>
<p>Açık hava filtresine alternatif olarak arabanın orijinalinde kullanılan normal filtre ile aynı boyutlardaki kutu içi performans hava filtresi kullanılabilir. Bu da benzin tasarrufu ve performans sağlar. Daha uzun ömürlüdür. Fakat sesi unutun. Sıcak havayı emen bir açık filtre ile mukayese edersek tabii ki kutu içi performans filtre (hatta standart filtre bile) daha iyidir.</p>
<p>Sözün özü: Şimdi mevsim yaz. Ses isteyene açık filtre, performans isteyene kutu içi performans filtre. Kutu içi filtre performansta her zaman bir adım önde.</p>
<p>20 dakika otomobili kullanıp bir kenara çekin, kaputu açın. Kaput altında ne kadar sıcak bir havanın bulunduğunu hissedeceksiniz. Filtre, sıcak havayı emerse performansı düşürür demiştik. Bizce en iyisi yine kutu içine dönmek. Kutu içi performans hava filtresi sessiz olacak ancak, daha iyi performans verecek ve daha uzun ömürlü olacaktır.İkide birde temizlik de gerektirmeyecektir.</p>
<p>Sonuç olarak performans filtre, sıkça hava filtresi değiştirme maliyetinden kurtaran ve çok güzel ses veren max. +%5 hp lik basit bir modifikasyon için iyi bir çözüm. Filtrenin suyla temasından kaçınmak (ancak marka ve modele göre sudan etkilenmeyen de var, etkilenen de var) ve temizlik için basınçlı hava uygulamamaya dikkat edilmesi gerekiyor.</p>
<p>Filtrenin temizliğini satılan temizlik kitlerinden alıp yapabilirsiniz. Bu arada açık filtre çabuk kirleniyor. Kutu içi ya da açık filtrenin temizliği birbirinin aynı. Temizlik kitinden 2 parça çıkıyor. Birisi temizleyici; deterjan görevi gören sıvı sprey, öteki yağ (sprey veya damlatma tipinde).</p>
<p>Performans Hava Filtrelerinin Temizlik Safhaları</p>
<p>• Filtrenizi Temizleyici Spreyle iyice ıslatın. Pisliğin aktığını göreceksiniz (5 dakika içinde)<br />
• 15 dakika bekleyin, sonra soğuk su ile durulayın. (Sakın sıcak su kullanmayın.) Durulama işlemini yaparken, suyu temiz yüzeyden kirli yüzeye doğru kullanın. Yani koni şeklindeki filtreye suyu içeriden dışarıya doğru verin. Musluk altında yapın, daha kolay oluyor ama suyun kireçli (klorlu) olmamasına ve basınçlı akmamasına dikkat edin.<br />
• Doğal kurumaya bırakın. Bırakın oda sıcaklığında kendi başına kurusun. Fön makinası kalorifer-soba gibi ısı kaynakları kullanmayın yoksa filtreye veda edersiniz.<br />
• İyice kuruduktan sonra ki bu yaz mevsiminde 1 gece sürer, yağlama spreyi ile filtrenin her tarafı yağ rengini (K&amp;N=mat-kırmızı, GREEN=yeşil) alana kadar yağlayın. Hepsi bu kadar basit. Veya ben uğraşamam diyorsanız satın aldığınız yerde muhtemelen ücret karşılığı bu hizmet veriliyordur.</p>
<p>Hava filtresini zamanında değiştirin!<br />
Hava filtresinin görevi, her türlü hava şartında motoru sıkıştırmadan gerekli olan havayı iletmek ve nefes aldırmaktır. Hava filtresinin aracın fazla yakıt tüketmesinde direkt etkisi vardır.</p>
<p>Tıkanmış bir hava filtresi aracın maksimum beygir gücüne ulaşmasını engellediği gibi aracın fazla yakıt tüketmesine de neden olur. Motorda güç kaybına neden olur</p>
<p>Motorda basit bir yedek parçaymış gibi görünen hava filtresi kirlendiğinde, motora kirli hava girmesine neden olur. Motora kirli hava girdiği için oksijen miktarı yetersiz kalır ve silindirlerin içindeki yanma kalitesi de azalır.</p>
<p>Yakıtın tamamını yakacak düzeyde oksijen olmadığından silindirlerin içindeki ateşleme sonucunda oluşan patlama ve yanma yetersiz kalır. Bu da motor motorun maksimum torka ulaşmasını engeller ve motorda güç kaybına neden olur.</p>
<p>Yakıtınız israf olur<br />
Otomobilinizin hava filtresi kirlenmişse, ne kadar gaza yüklenirseniz yüklenin, motora yeteri kadar oksijen girmediğinden, yakıtın çoğu yanmadan egzoztan çıkar. Yani bir anlamda yakıtınızı sokağa dökmüş olursunuz.</p>
<p>Motorun ömrü azalır<br />
Sürekli kalitesiz hava filtresi kullanmak da motorun ömrünü azaltır. Motorun ideal çalışması için iyi bir hava filtresi aracılığıyla motorlardaki silindirlere kaliteli hava girmesi, kaliteli yakıt kullanılması ve hava-yakıt karışımının iyi olması gereklidir.</p>
<p>Hava filtresi ne zaman değiştirilir?<br />
Hava filtresi normal koşullarda 10 bin kilometrede bir yapılan periyodik bakımlarda değiştirilir. Ancak tozun, toprağın bol olduğu Türkiye&#8217;de 5 bin km&#8217;de bir hava filtresini değiştirmek gerekir.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">REZİSTANS ARIZASI</span></span></strong></p>
<p>Kış aylarında sürücüler, arka camda oluşan buğu yüzünden sık sık görüş problemiyle karşılaşırlar. Buğuyu yok etmenin tek yolu rezistansı çalıştırmaktır. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı kopan ince rezistans telleri, sürücülerin başını ağrıtır. Oysa bu tellerin tamiri, piyasada satılan gümüş sırlı boyalarla birkaç dakika içinde yapılabiliyor.</p>
<p>Buğu yapar<br />
Her ne kadar yaz aylarında varlığını unutacak bile olsanız, arka cam rezistansı arızalandığında tamiratını siz yapabilirsiniz. Çok ince ve hassas bir yapıya sahip olan rezistans telleri, ya otomobilin camı silinirken ya da otomobil stationwagon ise yükleme sırasında kopar. Isınarak arka camdaki buğuyu yok eden birbirine paralel bağlı bu ince ve hassas yapılı rezistans telleri koptuklarında kendilerini buğu yaparak belli eder. Sağlam olanlar ise görevlerini sürdürmeye devam eder.</p>
<p>Tamiri 5 dakika<br />
Çoğu kullanıcı, kopan rezistans telini tamir ettirmeye üşenir. Basit bir tel için servise gitmek zahmetli bir iş gibi görünür. Ancak teller kopmaya devam edince arka cam tamamıyla buğu yapar ve asıl sorunlar da o zaman başlar. Servise gitmek için bütün tellerin kopmasını beklemek yanlış olur. Gümüş sırlı iletken boyalar sayesinde, otomobilinizin rezistansını 5 dakikada tamir edebilirsiniz. Üstelik tek başınıza.</p>
<p>Rezistans nasıl onarılır?</p>
<p>• Tamir için ilk olarak, tellerden hangisinin kopuk olduğunu tespit etmek gerekir. Bunu anlamak için, rezistans çalıştırılır. Çalışan tellerin üzerindeki buğu çözülürken, kopuk tellerin olduğu bölgede buğu kalacaktır. Buğunun kaldığı bölgede telin üzerindeki kopuk kolaylıkla bulunabilir.<br />
• Gümüş sırlı iletken boyayı kopuk telin üzerine sürmeden önce yüzeyi temizlemek gerekir. Bunun için yüzeyi nemli bir bezle ve diğer tellere zarar vermemek için fazla bastırmadan silmelisiniz.<br />
• Temizlenen zemin kuruduktan sonra, gümüş sırlı iletken boyanın dışarı taşmaması için kutunun içinde bulunan ve ortasında rezistans telinin kalınlığı kadar boşluk olan özel karton, zemin üzerine konulur. Daha sonra, gümüş sırlı iletken boya o boşluğa sürülerek, kopuk iki telin ucu birleştirilir. Eğer kutunun içerisinden, özel delikli karton çıkmamışsa, kopuk kısmın her iki tarafı da bantlanarak boyanın dışarı taşması önlenebilir.<br />
• Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, gümüş sırlı boyaların kullanılmadan önce iyice çalkalanması gerektiği. Boya uygulandıktan sonra, kuruması için 5-6 saat beklemek yeterli. Bu süre zarfında rezistansın çalıştırılmaması gerekir. Ancak bu kadar beklemek istemiyorsanız, bir saç kurutma makinesini boyanın üzerine tutarak daha çabuk kurumasını sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Dikkat<br />
Gümüş sırlı boya, sadece arka cam rezistansındaki kopuklukları giderebiliyor. Rezistansın ana bağlantı yerlerindeki hasarlarda ve ön camla yan dikiz aynalarındaki ısıtıcılı camlarda bulunan rezistans arızalarında kullanılmaz.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">YAKIT DONANIMI VE ARIZA ARAMA</span></span></strong></p>
<p>Yakıt sisteminin görevi yeterli bir hava ve yakıt karışımını motora sağlamaktır. Hava-yakıt karışımı motorun üzerindeki yükü karşılamak için belli bir oranda olmalıdır.</p>
<p>Sistemin ana parçaları: yakıt deposu, yakıt kapağı, emisyon kontrolleri, yakıt borusu, yakıt filtresi, karbüratör , emme manifoldu ve depodaki yakıt miktarını gösteren yakıt göstergesi.</p>
<p>Motor Yakıtı<br />
Motor yakıtı hidrojen ve karbondan yapılmıştır. Karışım mevcut oksijenle yanıp içindeki ısı enerjisini mekanik enerjiye çevirmektedir. Sıvı yakıtlar içten yanmalı motorlar için idealdir çünkü ekonomik olarak üretildikleri gibi yüksek ısı değerlerine sahiptirler kolayca nakledilip saklanabilirler. En yaygın örnekleri benzin , gazyağı ve dizel yakıtıdır.</p>
<p>Benzinin bir çok avantajları vardır ve buji ateşlemeli içten yanmalı motorlarda en yaygın kullanılan yakıttır. Dizel yakıt benzinden sonra ikinci sıradadır. Benzin kadar ucuza maledilmesine rağmen kullanımı dizel motorlarla sınırlıdır.</p>
<p>Oktan Nedir?<br />
Benzinin patlamaya karşı olan direncine oktan denir. Asfalt tabanlı ham petrolden üretilen benzin parafin tabanlılardan daha az vuruntu yapar. Bütün benzinler bu iki türün karışımından elde edilir. Eğer karışımları kontrol edilmezse kaliteleri değişir.</p>
<p>Oktan dereceleri 50-110 arasında değişir. 50 derece üçüncü sınıf yakıtlarda 110 ise uçak yakıtlarındaki değerdir. Aldığınız benzin 50 oktan ise yandıkça patlayacak ve pistonlara çekiçle vuruyormuşçasına bir sarsıntı ile kuvvet uygulanacaktır. İdeal kuvvet pistonları eşit ve düzenli bir şekilde iten kuvvettir. Benzinin oktan derecesi yakıt olmayan kimyasallarla arttırılabilir. Bu iş için en iyi kimyasal yakıta eklenen tetra-etil kurşun karışımıdır.</p>
<p>Tetra-etil kurşun benzine tümüyle karışıp tamamıyla buharlaşan bir sıvıdır. Etilen dibromid tetra-etil kurşunun bujilerde ve supaplarda kurşun oksit birikintiler oluşturmasını engeller. Son zamanlarda ise kurşunlu benzinler gittikçe yerini kurşunsuz benzine bırakmış ve yeni üretilen tüm araçlarda katalitik konverter standart ekipman haline gelmiştir.</p>
<p>Yakıt Deposu<br />
Bütün modern yakıt sistemleri yakıtı bir pompa ile beslerler. Böylece benzin deposu genelde aracın arkasında bulunmaktadır. Deponun giriş ve çıkış boruları vardır. Çıkış borusu genelde deponun üzerinde veya yan tarafında bulunur. Borunun ucu deponun alt yüzeyinden 1 cm kadar yukarıda tasarlanmıştır, böylece depoda oluşabilecek veya satın alınan benzindeki tortular direk karbüratöre gön<a onclick="window.open('http://kelimereklam.donanimhaber.com/test/?islem=tikla&amp;kid=205&amp;k=multiplayer&amp;s=39&amp;id=156&amp;sli=www.artcar.com.tr/Tr/index_tr.htm&amp;yrl=http://www.artcar.com.tr/Tr/index_tr.htm');" href="http://forum.donanimhaber.com/m_13424272/tm.htm#"><span><strong>deri</strong></span></a>lmemiş olur.</p>
<p>Yakıt Filtresi<br />
Karbüratör ve enjeksiyon sistemlerinde birçok jetler ve küçük kanallar bulunduğu için temiz yakıt aracınız için çok önemlidir. Temizliğin garantilenmesi için yakıt hattı üzerine yakıt filtresi konulmuştur. Yakıt filtresi benzin deposu ile karbüratör arasında bulunmalıdır. Kirli parçalar akaryakıt tankerlerinde, benzin istasyonu tanklarında oluşan pastan kaynaklanır. Su ise yakıt tanklarında yoğunlaşan buhardan oluşur.</p>
<p>Yakıt Pompası<br />
Yakıt pompasının üç görevi vardır: motora çalışması için gerekli olan yakıtı sağlamak, yakıtın kaynamasını engellemek için karbüratör ve pompa arasında yeterli basınç sağlamak, ve buhar kilitlemesini engellemek. Aşırı basınç karbüratör şamandıra iğnesini yerinden çıkarıp taşma kısmında çok benzin dolmasına sebep olur. Sonucunda ise aracınız çok yakıt tüketir. Yakıt pompaları mekanik ve elektronik olmak üzere iki türlüdür.</p>
<p>Hava Filtresi<br />
Hava filtreleri içeri alınan havadaki toz ve diğer zerreciklerin karbüratörün içine girmesini engeller. Binlerce metreküp havanın silindirlerden geçtiğini düşünürseniz aracınızın hava filtresinin önemini anlarsınız.</p>
<p>Yakıt Boruları<br />
Yakıt boruları bütün yakıt sisteminin parçalarını birleştiren çelik veya bakırdan imal edilmiştir. Yakıt boruları, egzoz boruları, susturucular ve manifolddan uzak olmalıdır, bu şekilde aşırı sıcaktan dolayı boğulmanın önüne geçilmiş olur. Motora, gövdeye, titreşimin az olduğu başka kısımlara iliştirilebilirler, böylece keskin kenarların sebep olacağı aşınmanın önüne geçilmiş olur.</p>
<p>Arıza Arama<br />
Sökülen bujide ıslaklık görülmediyse yakıt donanımı kontrol edilmelidir. Yakıt donanımının çabuk kontrolünü yapabilmek için karbüratör hava filtresi sökülerek karbüratörün üstünden içine bakılır. Bu anda gaz pedalına basılır. Basılma anında karbüratör içindeki fıskiyelerden benzin fışkırıp fışkırmadığına dikkat edilir.</p>
<p>Benzin fışkırıyorsa kapış pompası çalışıyor ve karbüratörde benzin var demektir. Bundan sonra jikle kelebeğinin durumu kontrol edilir. Motor soğukken jiklenin kapalı olması lazımdır. Değilse motoru çalıştırmak için elle karbüratörün ağzı kapatılabilir ve kontak açık olduğu halde marşa basılır. Ancak motor çalışır çalışmaz karbüratörün ağzını kısmen açmalıdır. Aksi halde aşırı zengin karışımdan motor boğulur ve durur.</p>
<p>Gaza basıldığında karbüratörde benzin görülmüyorsa, yakıt pompasından karbüratöre giden borunun ucu sökülür ve marşa basılır. Motor dönerken pompanın tazyikle benzini fışkırtması gerekir. Bu hal görülürse borunun karbüratör bağlantısı sökülür, boruya ve karbüratör benzin giriş deliğine hava tutulur.</p>
<p>Pompa yakıt püskürtmüyorsa, pompanın giriş borusu sökülür. Ve boru ucundan üflenerek depoda kaynama sesi gelip gelmediği dinlenir. Ses geliyorsa boru açık, pompa arızalıdır. Pompa filtresi sökülür, içindeki pislikler ve süzgeçler temizlenir, mümkünse yenileriyle değiştirilir.</p>
<p>Depodan gelen boru pompaya bağlıyken tekrar marşa basılır. Yakıt gelmiyorsa pompa yenisiyle değiştirilir. Varsa yeni diyafram takılır.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">KLİMA ARIZASI VE BAKIMI</span></span></strong></p>
<p>Klimanız soğutmuyorsa, gazı bitmiş olabilir. Gazın bitme nedeni ise, gaz borularındaki bir çatlaktan gaz kaçağı olmasıdır. Bu gibi durumlarda, gaz kaçağının tespit edilmesi, daha sonra da gazın tamamlanması gerekir.</p>
<p>Klima radyatöründe arıza olması, radyatör pervanelerinden birinin arızalanması da klimanın düzgün çalışmasını engeller. Radyatör üzerinde birikmiş toz, ölü böcekler, yapraklar da klimadan verim almayı engeller. Soğutmadan azami verimin alınması için periyodik kontroller sırasında bu tür birikimleri temizlemek gerekir.</p>
<p>Klimanın düzenli çalışması için, kompresör tahrik kayışının gerginliğinin ayda bir kez serviste kontrol edilmesi gerekir. Yetkili servislerde, tahrik kayışının gerginliğini kontrol etmek için aşağı doğru bastırılıyor. Kayış normalden fazla gevşekse, klima yeterince soğutmaz.</p>
<p>Arıza nasıl tespit edilir?<br />
Klimanız arızalıysa veya yeterince soğutmuyorsa mutlaka bir servise ya da klima tamirhanesine gitmelisiniz. Serviste klima arızası şöyle kontrol ediliyor:</p>
<p>• Klima gaz borularında gaz kaçağı olup olmadığı kontrol ediliyor. Gaz kaçağı varsa, kaynağı tespit edilir.<br />
• Gaz kaçağı yoksa, klima radyatörünün üzerinde pisliklere ve radyatörün korozyon nedeniyle tıkanıp tıkanmadığına bakılır.<br />
• Radyatörde sorun yoksa, radyatör pervaneleri kontrol edilir.</p>
<p>Gaz kaçağı veya diğer arızalar tamir edildikten sonra, özel bir cihazla klimanın gazı tamamlanıyor. Böylece otomobilinizdeki sorunsuz klimanızla bunaltıcı sıcaklarda serin serin seyahat edebileceksiniz.</p>
<p>Klimayı çalıştırırken nelere dikkat etmeli?</p>
<p>• Otomobilin motoru çalıştırılmadan ve motor ısıtılmadan kesinlikle klima açılmamalı.<br />
• Isınmış havanın hızla dışarı çıkabilmesi için camlar kısa bir süre açık tutulmalı.<br />
• Klima çalıştığı zaman kalorifer düğmesi soğuk konumunda olmalı.<br />
• Motor çalıştıktan sonra klima önce düşük devirde, istenilirse daha sonra yüksek devirde çalıştırılmalı.<br />
• Klima açıldığında havanın sürücü ve yolculara direkt gitmemesine dikkat edilmeli. Üflemeler tabana ve camlara verilmeli.</p>
<p>İdeal klima bakımı nasıl olur?</p>
<p>• Klimanın verimli çalışmasını sağlamak için belirli periyotlarla kontrol ettirilmeli.<br />
• En az 6 ayda bir soğutma gazı kontrol edilmeli.<br />
• Klimada arıza olduğunda yetkili olmayan kişi ve kuruluşlara kontrol ettirilmemeli. Yetkili servislere götürülmeli.<br />
• Klimada hangi gaz kullanılıyorsa, gaz yenilendiğinde de aynı gazı kullanılmalı. Sistem elemanlarıyla uyumlu olmayan gazlar kullanılmamalı.<br />
• Kış olsa bile klima donanımının sürekli olarak randımanlı çalışmasını sağlamak için ayda bir kez en az 10 dakika klimayı çalıştırmalı.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">KAVRAMA ARIZASI VE BAKIMI</span></span></strong></p>
<p>• Kavrama Kaçırıyor</p>
<p>Kayma ve kaçırma sonucu oluşan büyük sürtünme kuvvetleri aşırı ısınmalara yol açar. Aşırı ısınma aşınmayı hızlandırır; balatanın yanmasına sebep olur. Volanın ve baskı plakasının yüzeyleri çabuk aşınır, çizilir, çatlar, yüzeylerde derin çukurluklar oluşabilir. Baskı plakasında meydana gelen ısı yayların gerilimlerini zayıflatarak bozulmalarına yol açar.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">PASLANMA VE ÇÜRÜMEYE KARŞI OTOMOBİLİNİZİN BAKIMI</span></span></strong></p>
<p>Atmosferden gelen atıklar, çamur, tuz vb durumlarda aracınızda oluşan pas araçlara zarar veren en önemli unsurlardan biridir. Araçların dış yüzeyleri boya ile bir nebze korunsada açık olarak duran metaller paslanma riski ile karşı karşıyadır. Kaput, bagaj, kapı içleri, yürüyen aksam gibi yerlerde karşınıza çıkabilecek paslanma sorunu rutubet, toz, toprak gibi etkenlerle baş göstermektedir.</p>
<p>Üretici firmalar genellikle çevre kirlilikleri, çamur, atmosferik atıklar gibi sebeplerle oluşan paslanmaları garanti kapsamı dışında tutmaktadır. Paslanmaya karşı yapabileceğiniz ilk müdahele aracınız yeniyken araç bakım merkelerinin uyguladığı Pas Önleme Sistemlerini aracınıza uygulatmaktır.Aracın taban sacının yalıtımı sık sık kontrol edilmelidir, yalıtım kabarmışsa paslanma tehlikesi baş göstermiş demektir.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">AKÜ NEDİR? BAKIMI NASIL YAPILIR?</span></span></strong></p>
<p>Kimyasal anlamda enerji depolayan ve gerektiğinde bu kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine çeviren cihazlara Akü denir.</p>
<p>Aküler yapı olarak birbirine benzerlik göstermelerinin yanı sıra bir grup elektro kimyasal hücreden oluşmaktadırlar. Bu hücrelerin her birinde bir pozitif, bir negatif elektrot ve bir ayıraç mevcuttur.</p>
<p>Akü Deşarj edilirken iki elektrotun içinde bulunan farklı materyaller arasında elektro kimyasal bir değişim meydana gelir. Çok basit anlamda, negatif elektrottaki madde oksijenle tepkimeye girerek elektronlarını serbest bırakır, yani daha negatif bir konuma gelir. (Anot reaksiyonu). Aynı zamanda pozitif elektrottaki madde azalır ve elektrot daha da pozitifleşir (Katot reaksiyonu) Elektronlar pozitif ve negatif kutupları birleştiren bir dış devre aracılığıyla elektrotlar arasında dolaşır. Elektronlar pozitif ve negatif elektrotlar arasında hareket ederken farlar, marş motoru gibi bir dış devreyi de faaliyete geçirir. Enerjiyi depolamak için farklı materyaller kullanılabilir ve aküler genellikle o akünün yapısında aktif olarak kullanılan nikel/kadmiyum – nikel/demir – lityum/demir gibi materyalle tanımlanırlar. Diğer akülerse elektrotlarda bulunan diğer tıp materyallerle ve kullanılan elektrolit tipine göre adlandırılırlar. En yaygın olanları kurşun asit aküleridir.Kullanılan aktif materyal, hücrelerin voltajını belirler ve hücrelerin sayısı da akünün toplam voltajını belirler. Bir kurşun asit akünün 2 V. civarında nominal voltajı vardır. Bir çok araba aküsü bu tip 6 hücreden oluşmaktadır. Bu yüzden 12 V. lik bir voltaja sahiptirler. Geleneksel açık aküler elektrolit ile doldurulabilir.Bakım gerektirmeyen aküler doldurulamaz Yeniden bileşim aküleri doldurma gerektirmez, çünkü aküde bulunan hidrojen ve oksijen gazları birleşerek suya dönüşürler.</p>
<p>• Su seviyesi hiç bir zaman plaka seviyesinin altına düşmemelidir.<br />
• Yaz aylarında su daha sık azalacağından kontrolleri sıklaştırmakta fayda vardır.<br />
• Akü kısa devreden korunmalı, üzerlerinde metal bir şey unutulmamalı.<br />
• Ani sıcaklık, soğuk ve ateş tehlikelidir. Patlama olabilir.<br />
• Sarsıntılardan etkilenmemeli, sabitlenme yapılmalı.<br />
• Akü gözlerindeki tapaların havalandırma delikleri açık olmalı.<br />
• Kutup başları, oksitten korunmaları için gres veya vazelin ile kaplanmalıdır.<br />
• Yağ ve yakıtın bulaşmamasına dikkat edilmeli.<br />
• Akü bağlanırken önce pozitif (+), sonra negatif (-) ucu takılır. Sökerken ise bu işlemin tersi yapılmalıdır.<br />
• Su ilave edilirken akü üzerinde bulunan seviyelere dikkat ediniz.<br />
• Dolu (asidi veya suyu olan) aküyü şarjsız bırakmamaya özen gösteriniz.<br />
• Şarj olurken çıkardığı gazlar insan sağlığı için tehlikelidir.</p>
<p>Ambalajında kullanıma hazır halde bir akü satın aldığınızda akünün uzunca bir zamandan beri yattığını düşünüp akünüzün amperinin en fazla % 10’uyla şarj etmeniz faydalı olacaktır. Eğer asidi konmamış bir akü satın almışsanız, akü yeni yani sıfırsa ilk defaya mahsus sadece özgül ağırlığı 1.285 olan saf sülfürik asit konur. Plakaların üzerini 10-15 mm geçinceye kadar asit doldurulduktan sonra akü en az iki saat dinlendirilir, bu süre akünüzün ömrünü arttıracaktır. Bu işlemden sonra bir kaç günde bir akü gözleri açılarak su (elektrolit) seviyesi kontrol edilmeli seviye düşmüşse sadece saf su ilave edilmelidir. artık bundan sonra asit konmaz.</p>
<p>Soğuk havalarda akülere neler olduğu konusunda bir çok yanlış kanı mevcuttur. İnsanlar genellikle aküler düşük ısılarda, soğuk havalarda kapasitelerini kaybetmezler diye düşünürler. Ama bu genellikle yanlıştır, kaybederler. Hem de enerji sağlama yetenekleri azalır. Derece düştükçe aküdeki kimyasal reaksiyon yavaşlar. -10C° den sonra her derece ısı düşüşünde kimyasal reaksiyon süresi ikiye katlanır. Bu yağın soğuk havadaki özelliğiyle kıyaslanabilir. Derece düştükçe yağ akışkanlığını gittikçe yitirir. Kimyasal terminolojide kurşun plakaların içinde durduğu asit , kurşun plakalara doğru kurşun sülfat olmak için içindeki sülfiri harekete geçirir ve bu hareket tekrarlanır, işte belirtilen bu hareket soğuk havalarda oldukça yavaşlar. Soğuk havada rezistans yükseldiğinden, aküden alınan akımın voltajı düşer. Akünün gücü ısı ile temas halinde olduğu zaman azalır (aküler fonksiyonlarını en iyi + 10C° ile +30C° arasında gösterirler) Akünün gücünde aşırı ısıdan dolayı meydana gelen azalma, aküyü soğuk havada kullanmadan anlaşılmaz. Bunun sebebi akünün yüksek ısıda kullanıldığında ortaya çıkan aşınmadır. SORUN, kimyasal reaksiyonun yüksek derecelerde daha hızlanmasıdır. Akü daha çabuk enerji üretir, bu da elektrotlardaki aşınmanın artması demektir. Buna ilaveten gaz oranı yükselir. Su buharlaşır ve aşınmayı daha da hızlandıran asit daha çok yoğunlaşır. Isı sorunu, sadece aracın sıcak iklimde kullanılmasında ortaya çıkmaz. Eğer akü bir ısı kaynağının yanına veya sıcak bir bölüme konulursa akünün ömrü belirgin bir şekilde kısalır. Bu sebepten ötürü, akü sıcak bir ortamda kullanılacağı zaman ısıdan korumak için levhalar kullanılır.Bir kurşun asit aküsü dışardan bir güç kaynağıyla şarj edildiğinde deşarj süresi oluştuğu gibi, elektrotlar zıt yöne giderler. Bunun oluşması için dış güç kaynağının aküden daha çok enerji üretmesi gerekmektedir. Her kurşun asit ünitesi takriben 2V üretir. Bu da şarjın amacına göre 10V luk bir araba aküsü için her üniteye 2.2-2.4 V ya da toplam 13.2-14.4 V verilmesi anlamına gelir. Bir marş aküsü genellikle aracın kendi jeneratörü tarafında şarj edilir. Fakat hepimizin de bildiği gibi akü herhangi bir nedenle boşalmış olabilir. Yani bir akünün doldurma cihazına ihtiyaç duyduğu an gelmiştir.Aküyü şarj etmek için güvenilir bir şarj cihazı gereklidir ve bu cihaz mutlaka voltaj regülatorü olmalıdır. Bizim genelde uyguladığımızın tersine şarj süreci oldukça karmaşıktır. Bununla birlikte biz sadece aküyü şarj ederken çıkabilecek pratik sorunlarla ilgileniyoruz. Güvenlik açısından kimse piyasada bulunan basit destekleme şarj cihazlarını kullanmamaktadır.</p>
<p>Aşırı yükleme akünün belirtilen noktanın üzerinde şarj edilmesi ile ortaya çıkan yaygın bir hatadır. Geleneksel akülerde aşırı yükleme hidrojen ve oksijenin birikmesine ve uçup gitmesine sebep olur. Bu gazlar patlayıcı oksi-hidrojen karışımı halini alırlar. Bu yüzden bu işlem daima iyi havalandırılmış yerlerde yapılmalıdır. Aküde gaz oluşurken, dereceyi düşüren ve yoğunluğu arttıran elektrolitten su buharlaşır. Açıkta kalan elektrotlar hasar vermeye meyillidir. Aşırı yüklemede meydana gelen su kaybını tamamlamak için akülere arıtılmış su konulur. Aşırı yüklemeden meydana gelen bu etki genellikle gözle görülmez ve akünün ömrünün kısalması ile sonuçlanır.</p>
<p>• Aracınızın su tahliye delik ve kanallarının açık olmasına dikkat etmeniz,<br />
• Aracınızın alt kısmını periyodik biçimde yıkatmanız,<br />
• Aracınızı yıkadıktan sonra Kapı altları, çamurluk içleri, çamurluk kenarları, bagaj olukları, motor bölümü, marşpiye profillerinin içleri, taşıyıcı sistem profil içleri ile kapı direkleri gibi hassas bölümleri iyice temizlendiğinden ve kuruduğundan emin olmanız,<br />
•Aracınızın kaportasında paslanmaya yol açabilecek küçük vurukları, çizikleri dış etkenlere karşı korumasız hale getirecek pasta cila yerine rötuşlayarak gidermeniz,<br />
• Aracınızı fırça yerine süngerle yıkamanız ve oluşması muhtemel ince çizikleri engellemeniz,</p>
<p>aracınızın paslanmasını engelleyecek önlemlerdir.</p>
<p>Kavramadaki kaçırma özellikle yokuşlarda araca gaz verilirken hızlanamama, çekişte zayıflık yada ilk hareket sırasında duran aracı yerinden güçlükle kaldırma şeklinde kendisini gösterebilir.</p>
<p>Debriyaj çeşitli sebeplerden kaçırabilir. Pedal ayarının yanlış yapılması, baskı bilyesinin ayırma parmakları ile temasta kalmasına yol açar ve debriyaj pedalı tam bırakıldığı halde dahi kavrama kısmen çözülmüş olarak kalacağından kaçırma yapar. Çünkü baskı yaylarının bir kısım kuvvetleri alınmış yani; baskı kuvveti azalmıştır.</p>
<p>Çubukların bağlantılarındaki tutukluklar,geri getirme yaylarının kırık oluşu pedalın geri gelmesine kısmen engel olabilir ve bu nedenle kavrama tam kavraşma konumunu kazanamaz. Bu durumda ayarların yeniden ve doğru olarak yapılması gerekir.</p>
<p>Balatalı disk aşınmış, baskı yayları ile diyafram yaylar zayıflamış,balata yağlanmış veya ayırma parmakları yanlış ayarlanmış ise debriyaj kaçırır. Bu gibi hallerde disk veya baskı düzeninin komple değiştirilmesi gerekir.</p>
<p>• Kavrama ani tutuyor ve ses yapıyor</p>
<p>Önce çubuk bağlantıları kontrol edilmeli tutukluk yapıp yapmadığı anlaşılmalıdır.T utukluk yapma durumunda çubuklar ani boşalarak kavramanın ani kavraşmasına ve aracın sıçramasına sebebiyet verebilir. Motor bağlantılarının kırık olması da aynı sonucu doğurur.</p>
<p>Kavrama balatasının greslenmesi, balata yüzeylerinin cam gibi parlaması veya balatanın bulunduğu sac yastıklar üzerinde gevşemiş olması ani tutmaya ve sese yol açar. Bu durumda diskin değiştirilmesi gerekir. Balatanın bulunduğu mil üzerinde tutukluk yapmasıda aynı sonucu doğurur; milin frezeleri temizlenerek yağlanmalı ve tutukluklar giderilmelidir.</p>
<p>Motorun indirilip bindirilmesinden sonra ses yapıyorsa kavrama muhafazasının ekseni kaçıktır veya bağlantılar çarpık olabilir. Sebep ne olursa olsun eksen kaçıklıkları giderilmelidir.</p>
<p>• Ayırma durumunda disk dönmeye devam ediyor veya tutukluk yapıyor</p>
<p>Bu arıza kavrama tutmaya devam ederken balatalı disk pedal basıldığı halde volandan veya baskı plakasından tam ayrılmıyor demektir. Bu nedenle balatalı disk volan ile baskı plakasına sürtünmeye devam eder. Bu gibi hallerde vitesin sessiz değiştirilemediğinden,dişli seslerinden şikayet edilir.</p>
<p>Böyle bir şikayet sırasında ilk kontrol edilecek kısım pedal çubuk ayarıdır. Pedal boşluğu fazla ise pedalın tam sonuna kadar basılması halinde bile tam çözülme sağlanamaz. Eğer pedalın çubuk ayarı arızayı gideremezse kavramanın iç yapısına bakmak gerekir. Kavramanın iç arızaları balatalı diskin baskı plakasının çarpıklığından veya balatadaki gevşeklikten ileri gelir. Balata gevşemesinin başlıca nedeni debriyajın kötü kullanılmasıdır.</p>
<p>DİKKAT</p>
<p>Özellikle genç sürücüler kalkış sırasında tekerleklere patinaj yaptırma heveslerine kapılırlar. Bu heveslerin debriyaj balatasını sıyıracağını unutmamak gerekir. Patinajlı ani kalkışlar en azından debriyajın ve lastiklerin ömrünü azaltırlar.</p>
<p>Ayırma parmaklarının ayarı da bozuk olabilir ve kavramanın tam ayırmasına engel olabilir. Ayrıca balatalı diskin göbeği debriyaj mili üzerinde tutukluk yapabilir.Mil frezelerinin temizlenip yağlanması arızayı giderir. Ancak frezeler sıyırmış ve deforme olmuşsa mili değiştirmek gerekir.</p>
<p>Motor bağlantı kulağının kopması,debriyaj pedalına basılırken motorun bulunduğu yerden hareketine,yer değiştirmesine;kaymasına yol açtığı için de kavrama tutukluğuna sebebiyet verebilir. Bağlantı kulağı yenileştirilmek suretiyle arıza giderilebilir.</p>
<p>• Kavrama kavraşmış durumda iken ses yapıyor</p>
<p>Sebebi tespit etmek için sesin kavramanın kavraşmış konumda mı yoksa ayırmış durumda mı geldiğine dikkat etmek gerekir. Pedala basılırken mi yoksa pedal bırakıldığı zaman mı sesin geldiğini saptamak zorunludur. Örneğin pedala basıldığı zaman ses kesiliyorsa sesler transmisyondan geliyor demektir. Ayrıca volanın göbeğinde bulunan ve prizdirekt milinin ön ucuna yataklık eden burcun aşınmış olması,yada yağsız kalması,kurumuş olması da sese yol açabilir. Bu tür sesler daha çok yatak sesleridir ve şüphesiz vites kutusundaki yataklardan gelir.</p>
<p>Debriyaj pedalının çalıştırılması sırasında yani pedala basıldığı ve pedal bırakıldığı sıralarda ses geliyorsa bağlantılar kurumuş kirlenmiştir. Sesler tamamen mekanizmanın mekaniği sürtünmelerinden kaynaklanır. Temizlenip yağlanmalıdırlar. Kavramanın kavraşmış konumunda sesler gelirse balatalı diskin frezeli göbeğindeki milin frezeleri üzerinde gevşeklik yapmasından kaynaklanır.</p>
<p>Balatalı diskin damper yayları zayıflar veya kırılmış olurlarsa ses yapmaları mümkündür.Bu durumda balatalı diskin değiştirilmesi gerekir. Motor ile transmisyon eksenleri arasındaki kaçıklık balatalı diskin prizdirekt mili üzerinde ileri geri hareket etmesine neden olur. Eksenlerdeki kaçıklıklar düzeltilerek giderilmelidir.</p>
<p>Debriyaj ayırdığı zaman duyulan sesler baskı bilyasının aşınmasından, yağsız kalmasından,tutukluk yapmasından ileri gelebilir. Bu durumda bulunan baskı bilyası debriyaj pedalına basıldığı zaman çalışmaya başlarken tiz sürtünme sesleri çıkartır; buna ötme denir.</p>
<p>Baskı bilyasının ötmesi halinde ya değiştirilmeli yada yağlanmalıdır.Kavrama ayırma parmakları düzgün ayırmazlarsa pedala basılınca balatalı diskin göbeğine sürtünebilirler. Parmaklar yeniden ve istenilen değerde ayarlanmalıdır.Volan göbeğinde bulunan prizdirekt klavuz yatağı aşınmış yada yağsız kalmışsa araç viteste ve debriyaj ayırırken ve hatta araç dururken yüksek perdeden inleme sesi yapar. Bu şartlar altında prizdirekt mili (klavuz yatak üzerinde yataklanmıştır) durmuştur ve fakat yatak ve krank mili dönmektedir.Sesin kesilmesi için yatak yağlanmalı yada değiştirilmelidir.</p>
<p>Diyafram tipi kavramada zayıflamış bulunan geri getirme yayları kavrama ayırırken ve motor rölantide çalışırken çıtırtı şeklinde ses yapar. Kavramayı sökmeden yayları değiştirerek sesi gideririz.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">BUJİ BAKIMI VE TEMİZLİĞİ</span></span></strong></p>
<p>Ateşleme enerjisini yanma odasına taşıyarak elektrotların arasında oluşan elektrik atlaması ile sıkışmış hava yakıt karışımını ateşleyen Bujilerin maksimum araçların 10 bin kilometre bakımında temizlenmesi, kullanım şartlarına göre 15 bin – 30 bin kilometre arası değiştirilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Bujilerin ömrünü etkileyen unsurlar kötü yakıt ve motor sistemi ayarları olabilir. Genellikle araçların yaptığı teklemeler, artış gösteren yakıt sarfiyatı, geç hızlanma bujiden kaynaklanan sorunlar olabildiğinden bujilerin bakımı ve temiliği önemlidir.</p>
<p>Bujinizin bakıma veya temizliğe ihtiyacı olduğunu nasıl anlarsınız;</p>
<p>Bujilerde ki tırnak aralığı kontrol edilmeli, ayar bozuksa fabrika verilerine göre ayarlanmalıdır,<br />
Bujiler söküldüğünde yağ birikintisi varsa yanma odasına fazla yakıt giriyor demektir,<br />
Bujinin izolatör ucu, elektrotları ve gövdesinde kurum varsa karbüratör veya enjeksiyon ayarında bozukluk var demektir,<br />
Buji elektrotları kaynamışsa ve üzerinde yabancı maddeler toplanmışsa, zamansız ateşleme sonucunda aşırı yükleme olmuş demektir,</p>
<p>Bujiler alınan darbe sonucu hasar görmüşse,</p>
<p>Buji değişimi veya temizliği sırasında dikkat edilecek hususlar;</p>
<p>• Buji söküldüğünde silindirlere yabancı madde, toz, pislik gitesini önlemek için biraz gevetilip etrafının temizlenmesi,<br />
• Buji çok sıkı takılmış ise dişlilere gelecek şekilde yağlanması ve silindir kafasına zarar vermeden bujilerin sökülmesi,<br />
• Bujileri takarken bujinin ve motorun birbirine temas eden yüzeylerinin temizliği,<br />
• Gevşek takılan bujiler silindir kompresyon basınçlarını düşürdüklerinden motorun çekişini düşürür ve yakıt sarfiyatını arttırır,<br />
• Bujilerin önce elle sonra yeni bujiler için 90 derece eski bujiler için 30 dereceyle anahtarla sıkılması gerekmektedir. Konik yüzeyli bujilerde anahtarla sıkma derecesi 15dir.<br />
• Buji kablolarını temizlik esnasında kontrol ediniz, Buji kablolarında çatlak, yanma, sürtünmeden dolayı aşınma ve üzerinde yağ olmamasına özen gösteriniz,<br />
• Buji kablolarınının birbirine temas etmemesine ve gereğinden uzun olmamasına dikkat ediniz,<br />
• Aracınızın orjinal buji markasını kullanmaya devam etmeye özen gösteriniz.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">ARAÇ NASIL YIKANMALIDIR?</span></span></strong></p>
<p>Araç temizliği denilince aklımıza ilk gelen olay aracın yıkanmasıdır.Tepeden tırnağa yıkanan bir araç temizliğin en büyük parçasıdır evet ama acaba aracımızı düzgün yıkıyormuyuz?</p>
<p>Öncelikle araç yıkanması için geçerli bazı maddeleri size bir kez daha hatırlatarak konumuza başlayalım;</p>
<p>• Aracınızı güneş ışığında yıkamayınız,<br />
• Aracınızı yıkamak için sabah erken saatleri yada öğleden sonra serin olmasını bekleyin,<br />
• Aracınızı yıkarken sabun olarak bulaşık deterjanı kullanmaktan sakının,<br />
• Aracınızı ılık su ile yıkayın,<br />
• Aracınızı yıkarken yumuşak bir bez kullanın,<br />
• Aracı sık sık suyla ıslatın,<br />
• Aracın tamamını bir seferde yıkamaktan, fırçalamaktan sakının. Aracın üstü, önü, arkası ve yanları olarak ayırdığınız bölgeleri sırasıyla yıkayın,<br />
• Aracınızın cilasını ihmal etmeyin, Oto Şampuan ve bakım ürünlerinin sıkça kullanıldığı Amerika’da araç sahiplerinin yaklaşık %3 ‘ü araçlarını yıkarken kullandıkları sert kimyasal maddeler sahip bulaşık deterjanı gibi otomotiv yıkamak için geliştirilmemiş sabunlarla araçlarına zarar vermekte.</p>
<p>Araçların yılda 2 sefer cilalanması aracın dış yüzey koruması için tavsiye edilirken sürücülerin % 48 ‘i bu tavsiyeye uymamakta.</p>
<p>Gelelim aracımızı nasıl yıkayacağımıza;</p>
<p>Öncelikli olarak aracı yıkamadan evvel tekerlek ve jantları yıkamaya, çamurlarını akıtmaya dikkat etmeliyiz. Bu şekilde aracımızın gövdesini ve boyasını tekerlek ve jantlardan çıkabilecek çamur gibi zarara sebebyet verebilecek maddelerden sakınmış oluruz. Beyaz şerite veya üzerinde beyaz yazıya sahip olmayan lastiklerimizi sert bir fırça ile temizleyebiliriz. Jantımızın tipine göre yumuşak veya sert bir fırçayla jantlarımızı temizledikten sonra gövdeyi yıkamaya başlayabiliriz.</p>
<p>Aracınız için oto şampuanı kullanabileceğiniz gibi boyayı koruyan özel katkılardanda kullanabilirsiniz. Aracın tepesinden yıkamaya başladığınızda size tavsiye edilen yıkama biçimi yıkadığınız alanın işini bir seferde bitirmek, yani hem sabunlamayı hem durulamayı peş peşe yapmak. Tepeyi yıkadıktan sonra aracın yıkayacağınız bölümleri ön, yanlar ve arka olmalı, en az ayda 1 sefer kapı içlerini temizlemelisiniz. Durulama esnasında suyu yukarıdan aracın tüm yüzeyine dağılacak şekilde durulanacak alana tatbik etmelisiniz.</p>
<p>Aracınızı duruladıktan ve yumuşak bir bezle kuruladıktan sonra dilerseniz aracınıza cila yapabilirsiniz. Cila için dikkat etmeniz gereken en büyük husus aracın yüzeyindeki yabancı maddelerden aracınızı kurtarmanız. Bunun için gelişmiş bir araç temizlik ürünü kullanabilirsiniz. Cilayı nasıl kullanmanız gerektiği cilanın üzerindeki kutuda açıklanmıştır, bu uyarıları dikkate alarak aracınızın cilasını yapabilirsiniz. Cila yaparken dikkat edeceğiniz hususlardan en önemlileri güneş ışınlarından aracınızı sakınmanız ve aracınızın temiz olduğundan emin olmanızdır.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">ARACINIZIN ÜNİTELERİNDE YER ALAN SIVILAR NE İŞE YARAR?<br />
NE KADAR ZAMANDA BİR DEĞİŞTİRİLMELİDİR?</span></span></strong></p>
<p>Araçların çalışma unsurlarında önemli görevleri olan yağ, antifriz, gaz, asit ve su gibi araç bünyesinde bulunan sıvılar kaputun altında kendilerine ait haznelere sahipler. Eksildiği zaman tamamlanan yada bakımı yapılan bu sıvıların bakım zaman aralıkları değişkenlik göstermektedir. Araç ve sürücüsü için hayati önem arz eden bu sıvıların kullanma kılavuzu yada talimatnamesine göre belirtilen bakımlarının yapılması gerekmektedir.</p>
<p>Bahsi geçen kılavuzda depoların litre hacimlerinden hangi sıvının doldurulması gerektiğine, sıvıların kalitesinden işlevine pek çok bilgi sunulmaktadır.</p>
<p>Aracımızın ünitelerinde yer alan belli başlı sıvılar:</p>
<p>• Motor yağı</p>
<p>Motor yağı, motorun tüm hareketli aksamı üzerinde film şeklinde ince bir tabaka oluşturarak sürtünme ve aşınmayı azaltır, bu da tekerleklere daha fazla güç aktarıldığı anlamına gelir. Motor yağı içerdiği deterjanlar vasıtası ile motoru temizlemeye yardımcı olur, pasa karşı korur ve aynı zamanda silindirlerin çevresindeki aşırı sıcağın bir bölümünü kartere indirmeye yardımcı olur. Yağın kullanma kılavuzuna göre bakımı yapılır.</p>
<p>Motor yağları hakkında merak ettiğiniz herşey.</p>
<p>Şanzıman yağı<br />
40.000 ile 60.000 kilometrede yada 2 yılda bir değiştirilmesi önerilen şanzıman yağının tavsiye edilen bakım / değişim oranları araçların el kitabında mevcuttur.</p>
<p>Otomatik şanzıman bakımı.</p>
<p>Direksiyon hidroliği<br />
Hidrolik direksiyon sistemlerinde kullanılan hidrolik yağı çoğunlukla sorun çıkarmayan sıvıların başından gelir. Her ne kadar sızıntı olasılığı düşük olsada periyodik bakımlarda servis tarafından kontrol edilmeli ve eksikse tamamlanmalıdır.</p>
<p>Fren Hidroliği<br />
Özellikle havanın uzun süreli sıcak olduğu yerlerde eskiyen hidrolik yağı kaynama yapabileceğinden ortalama 1.5 yılda bir kez değiştirilmesi gerekmektedir. Sızıntı bile olmasa zamanla fren pistonları ile balataların sıkışması sonucu oluşturduğu boşluğa dolduğundan kendi kendine azalır.</p>
<p>Klima gazı<br />
Uzman ve bilgili kişiler haricinde açılmaması gereken ve motor kaput kilidinin arka kısmında bulunan alüminyum borular üzerindeki kapaklardan dolumu yapılan klima gazı kesinlikle yetkili servis tarafından ve uzman kişilerce doldurulmalıdır. Yılda 1 kere kontrolü gereken klima gazının 2 yılda 1 değiştirilmesi öngörülmektedir.</p>
<p>Antifriz<br />
Radyatörün paslanması ve soğuk havalarda suyun donmasını engellemek için radyatör suyuna ilave edilen antifriz yılda 1 sefer kontrol edilmeli ve gerekiyorsa değiştirilmelidir.</p>
<p>Cam Suyu<br />
Deterjan katkılı suyun konması camların temizliği açısından daha olumlu olduğundan saf su yerine katkılı su kullanılması tavsiye edilen Cam Suyu bittikçe eklenerek doldurulmalıdır.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">POLEN FİLTRESİ BAKIMI</span></span></strong></p>
<p>Yaz bitti, araç içi havalandırma filtrelerinizi temizledinizmi?</p>
<p>Sıcak yaz aylarının yerini yavaş yavaş serin sonbahara bırakmaya başladığı şu günlerde yazın aracınızın havalandırma sistemini etkilemiş polen, spor, toz, toprak ve sanayi dumanı gibi sistemin çalışmasını aksatacak pislik ve tortulardan kurtularak araç kabininin ısıtma, soğutma, havalandırma sisteminin bakımını yapabilirsiniz. Araç kabini hava kanallarının filtresini sık sık temizlemeli ve belli aralıklarla değiştirmelisiniz. Polen alerjisi gibi alerjileri olan kişiler ile araç içinde sirküle eden havanın temizliği açısından bu filtrenin temizliği önem arz etmektedir.</p>
<p>Aracınız 2000 model veya daha yeni ise aracınız büyük ihtimalle kabin hava filtresi ile donatılmıştır, sürücülerin pek çoğu kabin hava filtresinin varlığından veya araçlarında olup olmadığından bile bihaber olduğundan bakımı aksatılan bu filtre ile tam temizlenemeyen havayı araç içinde solumak durumunda kalabilirler.</p>
<p>Aracınızın donanımında kabin hava filtresi olup olmadığını aracınızın el kitabından öğrenebilirsiniz. Temizlenmeyen filtreler araç içersinde kokuya yol açabileceği gibi oluşabilecek tıkanıklarla aracın ısıtma/soğutma sistemine zarar verebilir.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">OTOMATİK ŞANZIMAN BAKIMI</span></span></strong></p>
<p>Otomatik Şanzıman Nedir, Nasıl Çalışır, Bakımı Nasıl Yapılır?</p>
<p>Tork konvektörü, debriyaj, servo, hidrolik sistemi, solenoid, sübap ve vites kademeleri gibi unsurları içinde barındıran alüminyum muhafazaya sahip şanzıman türüdür. Otomatik şanzımanın en büyük özelliklerinden biri üretici firmaların en uygun hızlanma ve tork devirlerini hesaba katarak ayarladıkları vites değişim süreleri ile kullanıcı hatasından oluşabilecek sorunların en aza indirgenmesi ve aracın yakıt ekonomisine katkıda bulunması sağlanır. Her ne kadar otomatik vitesler manual viteslere göre araçların performansını olumsuz yönde etkiliyor olarak bilinsede geliştirilen yeni teknolojilere sahip araçların sahip olduğu otomatik vites seçenekler her geçen gün performans açısındanda daha iyiyi sürücüsüne sunmaya başlamıştır.</p>
<p>Manuel şanzımanlar motordaki gücü tekerleklere taşırken debriyaja ihtiyaç duyarken otomatik şanzıman bu işi tork dönüşümü yapan yağ içerikli bir sistem aracılığıyla halledilir. Yarı otomatik şanzımanlı araçlarda ise vites değişimi debriyaj olmadan manuel olarak yapılabilmektedir, bu araçlarda ise kavrama elektronik veya vakum sistemi ile kontrol edilmektedir. Otomobilinizin her parçası gibi Otomatik şanzımanda bakıma gereksinim duyar. Aracın ve şanzımanın tipine göre yapılması gereken bakım süreleri aracın el kitabında bulunabilir. Genel olarak uygulanan bakım her 40.000 kilometrede yada 2 yılda bir şanzıman yağının ve filtresinin değiştirilmesidir. Özellikle römork bağlı, hızlı duruş kalkış yapan, dağ bayır inip çıkan sürücüler şanzıman yağının kontrolünü aksatmamalıdırlar. Şanzıman yağı değişimi aslında kendinizin bile yapabileceği, çok fazla teknik bilgi ve ustalık gerektirmeyen bir işlemdir, eğer aracınızla ilgilenmeyi seviyorsanız yağ değişimi sırasında eğlenebileceğinizi bile söylemek mümkün. Bunun için yapmanız gereken aracınızın bakımını yapan servisde ki ustadan bu işin nasıl yapıldığını uygulamalı olarak görmeniz.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">KLİMA BAKIMI</span></span></strong></p>
<p>Klima sisteminin sorunsuz çalışmasının yolu, bakımlarının zamanında yapılmasından geçiyor. Sistemdeki gaz kaçaklarının zamanında farkedilmesiyse klimanın ömrünü uzatıyor ve onarım maliyetlerini düşürüyor.</p>
<p>Soğutma gazır en az 6 ayda bir kontrol edilmeli, klima bakımı ve kontrolu yetkili serviste yaptırılmalı, gaz yenilenmesinde öncesinde kullanılan gaz kullanılmaya devam edilmeli, uyumsuz gaz kullanılmamalı. Klimanın randımanlı olması için kış dahil ayda 1 en az 10-15 dk klima çalıştırılmalıdır çünkü kış mevsimi boyunca unutulan klima, yaz geldiğinde sürücülerin otomobilde en çok ihtiyaç duyduğu donanımların başında gelir. Ancak kış boyunca ihmal edilmiş, bakımı yapılmamış klima sistemi, sürekli kullanılmaya başladığında sorun çıkartabilir.</p>
<p>Klimadan gelen havanın sürücü ve yolculara doğrudan temas etmemesi için üflemelerin camlara ve tabana verilmesine dikkat etmenin yanı sıra otomobilin motoru çalıştırılmadan ve motor ısıtılmadan kesinlikle klima açılmamasına, ısınmış havanın hızla dışarı çıkabilmesi için camların bir süre açık tutulmasına, kalorifer düğmesinin soğuk konumunda olmasına, motor çalıştıktan sonra klimanın önce düşük devirde, daha sonra istendiği takdirde yüksek devirde çalıştırılmasına dikkat edilmelidir.</p>
<p>Klima sisteminin sağlıklı çalışabilmesi için yılda üç kez kontrol edilmesi öneriliyor. Klima radyatörünün taş, çarpma gibi darbelerden etkiIenip içindeki gazın boşalması sıkça karşılaşılan arızalar olarak dikkat çekiyor. Uzun süre gazsız kalan ya da eksik gazla çalışan klima görevini yeterince yapmadığı gibi, hasarın daha da büyümesine ve onarım maliyetlerinin yükselmesine yol açıyor.</p>
<p>Kış aylarında uzun süre çalıştırılmayan klima sisteminde gaz oturması ya da gaz sızması da sık karşılaşılan sorunlar arasında gösteriliyor. Hiç çalışmayan klimaIarda sorun büyük ölçüde elektrik arızasından kaynaklanırken, çalıştığı halde yeterince soğutamayan klimalarda bunun nedeni çoğunlukla evaparatörde toz birikmesinden kaynaklanıyor.Ülkemiz yol koşulları genelde tozlu olduğundan, varsa polen filtresinin zamanında değişitirilmemesi, klima sisteminin içindeki soğutmanın gerçekleştiği evaparatörde toz birikmesine neden oluyor. Soğuyan hava, biriken tozun tıkadığı klima borularından rahat geçemediğinden, yeterince soğuma gerçekleşmiyor.</p>
<p>Klima sisteminde soğutmamın oluştuğu nemli bir bölge olan evaparatöre toz zerreciklerinin sızması, zamanla bakterilerin oluşmasına da neden oluyor. Biriken bakteriler, bünyesi alerjiye karşı hassas olan sürücüleri rahatsız ediyor. Evaparatörde biriken bakterileri yok etmek üzere, bu iş için geliştirilmiş antibakteriyel sprey kullanılması öneriliyor. Klima dezenfektasyon spreyi; çimIenme, bakteri, mantar ve küfü önlediği gibi mikro organizmaların yol açabileceği sorunları da çözüyor. Klimalarda RI2 ve R 134a olmak üzere iki tip gaz kullanılıyor. Ozon tabakasına zarar veren R 12 gazının 1995 yılından bu yana Avrupa’da satılan otomobillerde kullanılması yasaklanmış durumda.Bunun yerine, ozon tabakasına zararsız R 134a klima gazı kulIanılıyor. Eski model otomobil klimalarında, kompresörde büyük arızaya yol açtığından yeni tip gazın kullanılması mümkün değil. Ozon tabakasına zarar vermeyen gazın kullanılabilmesi için, klima kompresörünün değiştirilmesi gerekiyor. Ancak yüksek maliyeti yüzünden bu işlem fazla tercih edilmiyor. Otomobilde hangi tip klima gazının kullanılacağıysa, klima kompresörünün üzerinde belirtiliyor.Klima kompresöründe kullanılan yağın da klima gazının niteliğine uygun olması gerekiyor. Yanlış yağ seçimi de kompresörde arızalara neden olabiliyor.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">LASTİĞİNİZİN ÖMRÜNÜ ARTTIRIN!</span></span></strong></p>
<p>Hava Basıncı<br />
Uygun olmayan hava basıncı ileride tamiri mümkün olmayacak hasarların yanısıra, lastiğin düzensiz ve erken aşınmasına sebep olur. Hava basıncı lastik soğukken ölçülmeli ve mutlaka araç üreticilerinin belirlediği hava basıncı değerlerine uyulmalıdır.</p>
<p>Rot Ayarı<br />
Aracınızın mekanik ve süspansiyon sistemlerindeki aksaklıklar nedeni ile direksiyon ve araç yönü aynı olmayabilir. Ön düzen bozukluğu sadece lastiklerinizde ekonomik kayba neden olmakla kalmaz aynı zamanda aracınızın süspansiyon ve döner aksamına da zarar vererek zaman içerisinde yüksek mekanik tamir ve bakım masraflarına yol açar.</p>
<p>Balans Ayarı<br />
Jant ve lastiğinizin uygun olarak eşlenmemesi hızlı sürüş esnasında zıplama, vuruntu, salgı, yalpa gibi konforsuzluklar hissetmenize neden olacaktır.</p>
<p>Rotasyon (Yer Değiştirme)<br />
Lastiklerinizin, araçta takılı oldukları her değişik pozisyonda değişik aşınma hareketlerine maruz kaldıklarıdan, periyodik olarak yerlerinin değiştirilmesi ömürlerini artıracaktır.</p>
<p>Diş Derinliği</p>
<p>Sırt bölgesi lastiğinizin yola basan kısmıdır. Lastik eskidikçe çekiş azalır. Zamanla lastiğiniz üzerindeki desen aşınarak kullanılmaz seviyeye gelir. Diş derinliği 1.6mm nin altına inmiş lastikleri kullanmak, can ve mal emniyeti bakımından tehlikeli oldugu gibi, bir çok ülkede kanunen de yasaktır.</p>
<p>Yük Miktarı ve Yükleme Biçimi<br />
Araç üreticisinin belirlediği, araç taşıma kapasitesi (istiap hatti) üzerinde yüklemeler; lastiğin çabuk ısınmasına ; yanak,omuz ve topuk bölgelerinde arıza vermesine ve hızlı aşınmasına sebep olur. Dengesiz yüklemeler de lastik ömrü üzerinde olumsuz etki yapar.</p>
<p>Fren Ayarı<br />
Fren sistemlerinizi araç üreticisinin tavsiye ettiği aralıklarla kontrol ettiriniz. Ayarsız frenler,lastiklerde düzensiz ve hızlı aşınmalarına neden olur. Ani ve sert frenlemelerde kuvvet dağılımı lastiğe göre farklı olacağından, blok tipi aşınma olması ihtimali artar.</p>
<p>Araç Kullanım Şartlarına Uygun Lastik Seçimi<br />
Araç el kitabında belirtilen ebat ve kat muadilindeki lastikler kullanılmalıdır. Araç Hızı Araç kullanım hızı arttıkça lastiğin sıcaklığını yükselmesi sebebiyle sırt kauçuğu normale göre daha çok aşınma gösterir.</p>
<p>Lastik Eşlemeleri<br />
Aracın tüm lastiklerinin aynı ebat ve yapıda olması gerekir. Aynı aks üzerinde farklı yapı, desen ve aşınmada lastik takılması halinde araç performansı olumsuz etkilendiği gibi lastik düzensiz ve hızlı aşınır.</p>
<p>Yol ve İklim Şartları<br />
Düzgün olmayan yol yüzeylerinde ve sıcak yaz aylarında lastik normale göre daha çok aşınma gösterir.</p>
<p>Lastik Performansı ve Ömürleri<br />
Bu faktörlere ilave olarak araç kullanıcısının sürüş ve fren kullanım alışkanlıkları ile aracın bakım seviyesi gibi diğer faktörlere de bağlı olarak değişiklikler gösterebilir.</p>
<p>Kısa Kısa<br />
Bozuk satıhlarda yüksek hız yapmayın,<br />
• Uzun yola çıkarken ve araç yüklüyken hava basıncını 2 PSI artırın,<br />
• Stepne lastiğinizin basıncını da düzenli olarak kontrol edin,<br />
• Kışın diş derinliğinin 3 mm den az olması çekişi olumsuz etkiler,<br />
• Çivili kış lastiği kullanımı özellikle buzlu ve karlı zeminlerde üstün çekiş ve tutunma sağlamakla birlikte; kuru zeminde tam tersi etki yapar,<br />
• Aracınızı uzun süre kullanmayacaksanız, aracınızı takoza alın,<br />
• Lastiğinizi parlatmak için petrol ürünleri içeren deterjan veya cilalar kullanmayın. Su ve fırça kullanılarak yapılacak temizlik lastikteki kimyasalların koruyucu bir film tabakası oluşturmasına yardımcı olur,<br />
• Aynı aks üzerindeki lastiklerdeki farklı hava basınçları, aracın düşük hava basınçlı lastik tarafına doğru çekmesine neden olur,<br />
• Lastiğinizi kaldırım kenarlarına ve sivri yüzeylere çarpmaktan kaçının,<br />
• Diş derinliği 1.6 mm ye düşen lastikleri mutlaka değiştirin,<br />
• Karlı ve buzlu yollarda lastiğinizin hava basıncını 2-3 psi artırın. Bu şekilde karda ve buzda daha iyi bir çekiş elde edersiniz,Kullanmadığınız lastikleri şişirilmiş olarak depolamayın,<br />
• Subap kapaklarını kapalı tutun,<br />
• Kış şartlarında lastiklerinizin durumu ne kadar iyi olursa olsun; ani hızlanma ve ani frenden kaçının, daima aracınızı viteste sürün, mevcut lastik izlerini takip edin, önünüzdeki araçla her zamankinden daha uzun mesafe bırakıp, önce vites küçültüp, sonra kısa aralıklarla pompalayarak fren yapın,<br />
• Lastiklerinizin havasını her zaman lastik soğuk iken tamamlayın,<br />
• Kış lastikleri kullanımına karar verildiğinde tüm lastiklerin değiştirilmesi tavsiye edilir. En azından çeker akstaki lastikler değiştirilmelidir. Araç üreticisi firma farklı bir öneride bulunmadığı sürece, araçta kullanılan lastiklerin tümü aynı ebatta olmalıdır.</p>
<p><strong><span style="font-size: small;"><span style="color: #990033;">OTOMOBİLİNİZİN BAKIMLARI</span></span></strong></p>
<p><strong>Otomobilinizin tatil dönüşü bakımı</strong></p>
<p>Uzun yolcular sonrasında aracınızın belli başı parçalarının bakım görmesi veya değiştirilmesi gerekir.Bu tür bakımlar sürüş güvenliği açısından büyük önem taşırken aracınızın ömrü içinde çok önemlidir.</p>
<p>Frenler: Otomobilde güvenli sürüşün en önemli faktörlerinden biri olan fren bakımında dikkat edilmesi gereken koşullar şunlardır.Hidrolik seviyesi depo ağzından 1,5 santimetre aşağı seviyesi olarak baz alınmalıdır. Eğer bu seviye altında bir görünüm var ise depo ağzından itibaren olan 1,5 santimetre aşağısına kadar hidrolik ilavesi yapınız. Ayrıca Frenlerde yolculuk öncesine göre bir değişiklik hissediliyorsa kesinlikle servise gidilmesi gereklidir.</p>
<p>Motor Yağı : Tatile çıkmadan önce motor yağını kontrol etmiş olsanız bile, tatil sonrası mutlaka aracınızla ilgili olarak motorunuzdaki yağı kontrol etmenizde yarar var . bu nedenle yağ eskimiş yada değiştirme zamanı gelmiş olabilir. Motor yağını kontrolünü şu şekilde yapabilirsiniz. Motoru çalışma ısısına getirene kadar çalıştırın yada 5 km bir yol kat ettikten sonra düz bir zemin de aracınızı stop edin sonra 1-2 dakika bekleyin. İlk olarak yağ çubuğunu çıkarın ve iyice temizleyin. Yağ çubuğunu yerine tekrar takın ve çıkartın yağ seviye çubuğu üzerinde yağın olduğu en üst seviyeye dikkat edin çubuğun en alt ve en üst seviye ortasında olmasına özen gösterin. Eğer alt bir seviyede ise yağ ilave edebilirsiniz.</p>
<p>Hava Filtresi : Az benzinle çok kilometre yapmak için hava filtresinin temiz olması gerekmektedir. Hava filtresi Ülkemizin yollarının tozlu ve çamurlu olmasından dolayı uzun yolculuklar sonrasında mutlaka temizlenmesi veya eskimişse yenisiyle değiştirilmesi gerekir. Hava filtresinin değiştirilmesi zamana bağlı değildir. Buna göre hava filtresi haftada bir yada ayda bir yada yolun durumuna bağlı olarak 10000 kilometrede bir değiştirilir.</p>
<p>Yıkama : Tatil süresince genellikle otomobillerin temizliklerine gerekli olan önem gösterilmez. Isınmış Asfalttan kopan parçalar mıcırlar ve öndeki araçtan gelen çamurlar aracınızın kaportasına yapışır. Özellikle tabana yapışan bu tip parçalar aracınızın paslanmasını hızlandırır. Bu nedenden dolayı aracınızın kapsamlı bir temizliğe ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır.</p>
<p><strong>Otomobilinizin uzun yol bakımı</strong></p>
<p>Bu unsurların başında lastikleriniz kontrol etmeniz geliyor. Uzun yola çıkacağınız için yedek lastiğinizide kontrol etmeniz yolda karşılaşabileceğiniz aksiliklere karşı hazır olmanızda etkili olur. Lastik kontrolünde dikkat edecekleriniz lastiğinizin havası ve diş derinlikleridir.</p>
<p>Aracınızı yetkili servisine götürerek Rot-Balans ayarlarını, frenlerini, motor yağını, elektrik aksamını ve radyatörde bulunan antifiriz miktarını kontrol ettirin. Aracın silecek lastikleri kontrolü ile silecek suyunun tamamlanması alacağınız önlemlerden bir diğeri.</p>
<p><strong>Otomobilinize bahar bakımı</strong></p>
<p>Otomobiller, baharla birlikte bakıma ihtiyaç duyarlar. Çeşitli firmalar tarafından uygulanan temizlik ve bakım sistemleriyle, otomobilinizi hem bahara hazırlayabilir, hem de ilk günkü haline kavuşturabilirsiniz.</p>
<p>Yağmuruyla, çamuruyla, güneşiyle, tozuyla, toprağıyla her mevsim sonrasında otomobile baştan aşağı bir makyaj yaptırmak gerekmektedir. Yaz ve Kış yaklaşırken otomobil sahiplerinin yapması gereken öncelikli işlerden biri de otomobile bakım yaptırmaktır. Kışın yağmurda, çamurda her türlü kötü hava koşullarında, Yazın, güneş altında ve toz, toprakta kullanılan otomobillerin bakıma ihtiyacı vardır.İnatçı lekeleri çıkartabilirsiniz.Kış mevsiminde otomobilin altında biriken tortu ve çamurlar, otomobilin yüzeyinde meydana gelen çizikler, bir süre sonra otomobilde paslanmalara yol açar.</p>
<p>Otomobillerin koltuklarında, döşemelerinde ve diğer yüzeylerinde de zamanla lekeler oluşur. Otomobilinizin iç ve dış yüzeyinde oluşan inatçı lekeleri çıkarmak için oto marketlerde satılan temizlik ürünlerini kullanabilirsiniz.Sadece temizlikle yetinmeyip, otomobilinizi dış etkenlere karşı koruma altına almak istiyorsanız, otomobilinizi koruma sistemleriyle donatmanız gerekiyor.</p>
<p>Otomobilin üzerinde fabrika çıkışında bulunan şeffaf koruyucu tabakanın yok olmasıyla birlikte, otomobilin boya yüzeyi çevre şartlarına karşı tamamen korumasız kalıyor.Güneş boyanın en büyük düşmanı. Otomobilin yüzeyinde zamanla donuk ve lekeli bir görüntü oluşuyor. Uzaktan bakıldığında pürüzsüz gibi görünse de, yakından incelendiğinde boya yüzeyindeki çukurlar ve tümseklerden oluşan engebeli yüzey görülüyor. Güneşin tehlikeli ultraviyole ışınları da boya yüzeyi için ayrı bir tehlike kaynağı oluşturuyor. Ultraviyole ışınları boya yüzeyine yapışan ve mercek görevini üstlenen yabancı maddelerin yardımıyla yüzeyi yakıyor ve bozulmasına yol açıyor.</p>
<p>Fırçayla yapılan yıkama boyayı çiziyor. Otomobillerin yüzeyi için bir başka tehlikeyi ise bilinçsizce yapılan temizlik ve bakım hizmetleri oluşturuyor. Otomobilleri güzelleştirmek için uygulanan pasta &#8211; cila işlemi gerçekte boya yüzeyi için oldukça tehlikeli bir uygulama. Otomobilin dış yüzeyine uygulanan pasta işlemişse, yüzey üzerinde dairesel çizikler ve aşınmalar meydana geliyor. Piyasada bulunan ve amatör kullanıma yönelik cilalar ise boya yüzeyinin çok kısa bir süre parlamasını sağlıyor. Bu da parlatma işleminin sık sık tekrarlanmasına yol açıyor. Fırça ve kova kullanarak yapılan oto yıkama ise boya yüzeyini çiziyor. Otomobil fırçayla yıkandığında yüzey üzerinde bulunan kirler, çiziklerin içine yerleşiyor.</p>
<p><strong>Otomobilinizin yaz bakımı</strong></p>
<p>Birkaç küçük bakımla güvenli ve keyifli yolculuk yapmak mümkün.</p>
<p>Motor yağı:<br />
Otomobilin motor yağ seviyesi ve yağın durumu mutlaka kontrol edilmeli. Yağ çubuğundaki yağ seviyesi, minimum ile maksimum çizgisi arasında bulunmalı. Eğer seviye minimum çizgisinin altındaysa, motorun üstündeki yağ kapağından, gerekli miktarda motor yağı ilave edilmeli.</p>
<p>Lastikler:<br />
Uzun yolda otomobil yüksek hızlara çıkacağı ve daha yüklü olacağı için lastik basınçlarının fabrikanın önerdiği düzeye çıkarılması gerekir. Birçok otomobilin sürücü kapısında ya da bagajda lastiklere hangi yükte ne kadar hava basılacağı belirtilmiştir. Eğer aracınızda bu bilgiye ulaşamıyorsanız, normal basınçtan 2-4 psi fazla basınç uygulayın.</p>
<p>Fren sistemi:<br />
Fren hidroliğinin seviyesi de minimum ile maksimum arasında olmalı. Eğer seviye minimumu gösteriyorsa, aynı marka hidrolik sıvısıyla takviye yapılmalı. Ayrıca balataların da kontrol edilmesinde fayda var. Çünkü tatil yolculuklarında otomobiller normaldan daha yüklü olduğu için, frenlere daha çok yük biner. Kampanalı sistemlerde arka balataların durumunu anlamak için otomobilin el frenini çekip yokuş aşağı bırakabilirsiniz. Eğer otomobil hareket ederse balataların değiştirilmesi uygun olur.</p>
<p>Hava filtresi:<br />
Hava filtreleri tozlu yollarda daha çabuk kirlenir. Yola çıkmadan önce, hava filtrelerinin kontrol edilip kirliyse mutlaka değiştirilmesi gerekir. Kirli hava filtresi motor performansını düşürmekle kalmaz, aynı zamanda yakıt tüketimini yüzde 15 oranında artırır.</p>
<p>Kayışlar:<br />
Alternatörü, motordan aldığı tahrikle çalıştıran V kayışının gerginliği kontrol edilmelidir. Kayışın orta kısmına parmakla sıkıca bastırıldığıda V kayışı 1.5 santimden fazla ensiyorsa değiştirilmesi gerekir.</p>
<p>Aracınız tatile hazır, ya siz?</p>
<p>Uzun tatil yolculuklarında otomobil kullanmak daha fazla dikkat ister. Yolculuk öncesi yediklerinizin yağlı ve ağır olmamasına dikkat edin. Çay ve kahve içerdiği uyarıcı maddeler nedeniyle tavsiye edilir. Bolca sıvı gıdalar almak yararlı olur. Otomobile bindiğinizde, önce doğru oturma ve sürüş pozisyonunu bulun, aksi taktirde sırt ve boyun ağrısı çekmeniz kaçılınmazdır. Bagajı yüklerken ağır yükleri arka koltuğa yakın, hafif yükleri de tampona yakın koyun. Böylece ağırlık merkezi otomobilin ortasına yaklaşır. Konvoydayken sollama yapmak için acele etmeyin. Araç yüklü olduğu için sollama mesafesi uzayacaktır. En azından iki saatte bir mola verin. Her molada tuvalete gidin ve kan dolaşımını düzenleyecek egzersizler yapın. Özellikle kol ve bacak kaslarınızı çalıştıracak eklemlerinizi açacak hareketler yapın.</p>
<p><strong>Otomobilinizin kış bakımı</strong></p>
<p>V Kayışına dikkat<br />
Yaz aylarında genişleyen V kayışı,özelliğini kaybeder. Kayışı germeniz mümkünse gererek kullanın, aksi takdirde kayışı değiştirmek gerekir. Çünkü gevşek kayış şarjı etkiler, vantilatörün devir daimini yavaşlatır. Dolayısıyla otomobilin sağlıklı çalışmasını etkiler.</p>
<p>Antifrizi mutlaka ölçtürün<br />
Radyatör sistemindeki suyun donmaması için antifiriz kullanılmalıdır. Soğutma sistemini korozyona karşı korumak için yaz-kış kullanılması gereken antifriz, kışın soğutma sisteminin donmasını önler.</p>
<p>Hava filtresine bakın<br />
Kış mevsimi önceden hava filtresini kontrol etmek,temizlemek veya kullanılmayacak durumdaysa değiştirmek gerekir.</p>
<p>Fıskıyeleri ayarlayın<br />
Camı temizlemeye yarayan fıskiyeler sudaki kireç nedeniyle zamanla tıkanabilir. Fıskıyelerin uçlarını bir iğne yardımı ile açabilirsiniz.</p>
<p>Silecekleri kontrol edin<br />
Ön cam sileceklerinin kış ayarlarının zorlu koşullarında iyi performans göstermesi için aşınmışsa değiştirilmesi gerekir. Yazın bunaltıcı sıcaklarında silecekler çabuk aşınmış olabilir.. Silecekleriniz aşınmışsa,kendinizden kolayca değiştirebilirsiniz. Böylece yağmurlu ve karlı havalarda görüşünüz önemli ölçüde artar.</p>
<p>Lastiklerin dış deliklerini kontrol edin<br />
Otomobilin yola tutunmasını sağlayan lastiklerin ideal diş derinliğinin 3 mm olması gerekir. Eğer kışın karlı yollarda kaymak istemiyorsanız, mutlaka lastiklerinizi kontrol ettirin.</p>
<p>Elektrik sistemini gözden geçirin<br />
Kışın havadaki nem ortamının artmasıyla, buji kabloları ve distribütör kapağındaki çatlaktan nem girip otomobil çalışmayabilir. Onun için elektrik sistemini kontrol edin.</p>
<p>Periyodik bakıma rağmen yağa sık sık bakın<br />
Periyodik bakımların dışında kışa girmeden önce motor yağının mutlaka kontrol edilmesi gerekir. Uzun süre kullanılan yağ,motoru koruma özelliğini kaybeder.</p>
<p>Silecek suyunu ihmal etmeyin<br />
Alkol içermeyen uygun bir cam silecek sıvısı,cam yıkama sistemini sıfır dereceye kadar,donmaktan koruyabilir. Buzlu havalarda camınızı temizlemek istiyorsanız dikkat.</p>
<p>Kışın rezistansa ihtiyacınız daha fazla<br />
Arka camdaki buharlaşmayı önleyen rezistansın kontrol edilmesi, eğer herhangi bir problem varsa onarılması veya değiştirilmesi gerekir.</p>
<p>Üşümemek için kalorifere baktırın<br />
Kış mevsimi öncesinde kalorifer ve klima bakımının mutlaka yapılması gerekir. Klimalı otomobillerde polen filtresi değiştirilir. Kalorifer hortumları kontrol edilir.</p>
<p><strong>GÜNLÜK</strong></p>
<p>• Sabah otomobilinize binmeden önce lastiklerin havasını kontrol edin.</p>
<p>• Otomobilinizi park ettiğiniz yerde yağ veya sıvı izlerinin olup olmadığını kontrol edin.</p>
<p>• Kışın; sileceklerinizin cama yapışıp yapışmadığını kontrol edin.</p>
<p>• Kontağı çevirdikten sonra göstergede bulunan ikaz lambalarını kontrol edin.</p>
<p>• Yola çıkmadan önce ışıklandırmalarınızı kontrol edin. (farlar, sinyaller, fren lambaları vs.)</p>
<p><strong>HAFTALIK</strong></p>
<p>• Sıvı seviyelerini gözle kontrol edin. (radyatör genleşme kabı üzerindeki max işareti, silecek sıvısı)</p>
<p>• Motor yağının seviyesini kontrol edin.</p>
<p>• Hidrolik yağ seviyesini kontrol edin.</p>
<p>• Otomobilinizi ağaç altına park ettiyseniz, motor kaputunu, havalandırma mazgallarını kontrol edin , yaprak ve yabancı maddelerden arındırarak gerekirse su tahliye deliklerini temizleyin.</p>
<p>• Silecek lastiklerini ıslak bir bez ile temizleyin.</p>
<p><strong>AYLIK</strong></p>
<p>• Boya üzerindeki çizik veya taş yaralarını kontrol edin.</p>
<p>• Emniyet kemerlerinin nemli ve sabunlu bir bez aracılığı ile tozunu alın.</p>
<p>• Yıkama esnasında özellikle jantları balata tozundan ve yabancı maddelerden arındırın.</p>
<p>• Otomobiliniz üzerinde olabilecek sanayi artıkları, kuş pisliği veya ağaçlardan dökülen reçine türü yapışkan vb. çevre etkenlerinden temizleyin.</p>
<p>• Yaptığınız km&#8217;ye göre lastiklerinizi detaylı kontrol edin.</p>
<p>• Otomobilinizin iç temizliğini yapın, deri döşemeniz var ise kullanım kitabında belirtildiği gibi temizliğini yapın.</p>
<p>• Otomobilinizi yıkamadan yıkamaya aküsünü ve kapı yağlarını kontrol edin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ustalar.com/?feed=rss2&amp;p=274</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otomobili Yaza Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler &#8230;</title>
		<link>http://ustalar.com/?p=269</link>
		<comments>http://ustalar.com/?p=269#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 19 Jul 2010 16:10:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[USTALIKLARDAN ÖĞÜTLER]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ustalar.com/?p=269</guid>
		<description><![CDATA[Otomobili Yaza Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler Yazın sıcağı, tozu, duruş-kalkışlı trafiği arabanızı belirli ölçülerde mutlaka etkileyecek, güzelliklerinin bedelini bir şekilde ondan alacaktır. Geçen kışın etkilerini de buna ekleyebilirsiniz. Periyodik bakım, sizi sıkıntılardan kurtulabilirse de, huzurlu bir tatil için, yola çıkmadan önce almanız gereken bazı önemli önlemleri burada vurgulamayı yararlı buluyoruz. Bu önerilerden bazıları sizin yapabileceğiniz, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/07/otoyaz.bmp"><img class="alignleft size-full wp-image-270" title="otoyaz" src="http://ustalar.com/wp-content/uploads/2010/07/otoyaz.bmp" alt="" /></a>Otomobili Yaza Hazırlarken Dikkat Edilmesi Gerekenler Yazın sıcağı, tozu, duruş-kalkışlı trafiği arabanızı belirli ölçülerde mutlaka etkileyecek, güzelliklerinin bedelini bir şekilde ondan alacaktır. Geçen kışın etkilerini de buna ekleyebilirsiniz. Periyodik bakım, sizi sıkıntılardan kurtulabilirse de, huzurlu bir tatil için, yola çıkmadan önce almanız gereken bazı önemli önlemleri burada vurgulamayı yararlı buluyoruz. Bu önerilerden bazıları sizin yapabileceğiniz, diğerleri ise oto teknisyenini gerektiren uyarılardır. En iyi planlama kılavuzu, aracınızın kataloğudur. Kataloğu okuyarak, imalatçının önerilerine ve servis takvimine uyunuz. Klima (Air Conditioning) Normal koşullarda sorun çıkarmayan bir sistem sıcak havada çalışmayabilir. Sistemi kalifiye bir teknisyene kontrol ettiriniz. Soğutma Sistemi Yaz seyahatlerinin başta gelen sorunu motorun hararet yapmasıdır. Soğutma sistemi iki yılda bir tamamen boşaltılıp yıkanarak tekrar doldurulmalıdır. Soğutma sıvısının seviyesi, durumu ve konsantrasyonunu kontrol ediniz ve eksilmişse ilave ediniz. (Genellikle 50/50 antifriz/su karışımı önerilmektedir.) Motor tamamen soğumadan radyatör kapağını açmayınız! Kayışların, kelepçelerin ve hortumların sıkılık ve durumlarını kontrol ediniz veya ettiriniz. Yağ Motorun yağını ve yağ filtresini katalogda belirtilen sürelerde (10 000&#8230;15 000 km de bir) değiştiriniz. Değişim tarihi yakınsa, değişimi seyahat öncesinde yapınız. Aracınız treyler çekiyor, bagaj yükünüz biraz abartılı veya seyahatiniz uzunca ise, yağ değişim süresini kısaltabilirsiniz. Bagajınızda, motorunuzun yağ eksiltmesine karşı mutlaka bir miktar yağ bulundurunuz Motor Performansı Diğer filtreleri de (hava, yakıt, PCV, vb.) katalogda belirtilen sürelerde (tozlu koşullarda daha da kısa sürelerde) değiştiriniz. Motorun zor ilk hareket, bozuk rölanti ve avans ayarı, düşük güç gibi sürüş problemleri varsa iyi bir serviste ayarlattırınız. Cam Silecekleri Yaz tatili hava koşulları bakımından da sürprizlerle doludur. Yağmurlu, çamurlu yollarda araç kullanmanız da gerekebilir. İyi silmeyen silecekler görüşünüzü bozarak gözünüzün yorulmasına ve güvenli sürüşünüzün de tehlikeye girmesine sebep olurlar. Aşınmış, sertleşmiş sileceklerinizi değiştirerek, yanınıza yeterli miktarda cam silecek suyu almayı da ihmal etmeyiniz. Tekerlek ve Lastikler Eski lastiklerle yola çıkmayınız. Yedek lastiğinizi de kontrol ederek iyi ve hazır durumda olmasını sağlayınız. Lastik basınçlarınızı ayda bir kontrol ediniz. 8 000&#8230;10 000 km’ de bir öndekiler arkaya, arkadakiler öne olmak üzere lastiklerinizin yerlerini mutlaka değiştirmelisiniz. Değişim tarihi yakınsa, değişimi seyahat öncesinde yapınız. Rahat bir yolculuk için tekerlek balansı yaptırmayı da unutmayınız. Kriko Krikonuzun iyi durumda olduğundan emin olunuz. Frenler Frenleri katalogda belirtilen sürelerde veya sarsıntılı, gürültülü ve uzun mesafede durma durumlarında daha önce kontrol ettiriniz. Akü Aküler yılın herhangi bir döneminde arızalanabilir. Yola çıkmadan önce akünüzü kontrol ettiriniz. Sizin yapabilecekleriniz, kutupları ve kablo başlarını tel fırça ile fırçalamak, tüm yüzeyleri temizlemek, bağlantıları sıkmak olabilir. Eğer kapakları açılıyorsa akünün içerisindeki sıvı seviyesini kontrol edebilir, eksikse saf su ekleyebilirsiniz. (Akü sıvısı asitlidir cildinize ve üzerinize sıçramamasına özen gösterin sıçraması halinde derhal bol su ile yıkayın. Akü yüzeyindeki artıklara dokunmayın, akü ile çalışırken gözlük ve lastik eldiven giyin.) Lambalar Tüm lambaları kontrol ediniz. Kir ve böcek artıklarını ıslak bir bezle temizleyiniz. Farlarınızı ayarlattırınız. Acil Durum – Aracınızda küçük bir tamir çantası, ilk yardım çantası, seyyar lamba, yedek ampul ve fener ile mümkünse bir cep telefonu ve pilli radyo bulundurunuz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ustalar.com/?feed=rss2&amp;p=269</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
